Yapay zekâyla oluşturulmuş ön okuma rehberi · Kitabın yerini tutmaz
Koleksiyon #260Varlık ve Zaman
İnsan varoluşunu dünyaya bakan kapalı bir zihin değil; aletler, başkaları, kaygı, ölüm, seçim ve zaman içinde zaten yer alan bir yaşam olarak çözümleyen zor klasiği gündelik sahnelerle anlaşılır kılan bir rehber.
25-50 sayfalık PDF'yi indirÇevrimdışı okumak için
Giriş
Heidegger'in 1927 tarihli eseri varlığın anlamı sorusunu Dasein, yani kendi varlığı kendisi için mesele olan insan üzerinden araştırır. Birinci ayrım dünya-içinde-varlık, araçlar, başkaları ve gündelik düşüşü; ikinci ayrım ölüm, vicdan, kararlılık, zamansallık ve tarihselliği inceler. Planlanan üçüncü ayrım yayımlanmadığı için proje bilinçli biçimde eksik kalmıştır.
21 duraklık okuma rotasını açBölüm 1/21
- 01Bu kitap nasıl okunmalı?
- 02Varlık sorusu unutulmuştur
- 03Dasein kendi varlığını dert eden varlıktır
- 04Dünyanın içinde değil, dünya-içinde varız
- 05Alet önce kullanıma hazırdır
- 06Bozulma dünyayı görünür yapar
- 07Dünya başkalarıyla ortaktır
- 08Herkes benliği rahatlatır ve dağıtır
- 09Ruh hali dünyayı açar
- 10Anlamak ihtimal tasarlamaktır
- 11Söylem dünya paylaşımıdır
- 12Gevezelik, merak ve belirsizlik düşüşü kurar
- 13Kaygı tanıdık dünyayı gevşetir
- 14Ölüm benim yerime yaşanamaz
- 15Vicdan sessiz bir çağrı olabilir
- 16Kararlılık kesin kişilik değildir
- 17Zaman üç ayrı kutu değil tek harekettir
- 18Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
- 19Kitap hakkında süren tartışma
- 20Bugüne taşınan üç soru
- 21Bir cümlede kitabın özü
BAŞLANGIÇ
Bu kitap nasıl okunmalı?
İnsan varoluşunu dünyaya bakan kapalı bir zihin değil; aletler, başkaları, kaygı, ölüm, seçim ve zaman içinde zaten yer alan bir yaşam olarak çözümleyen zor klasiği gündelik sahnelerle anlaşılır kılan bir rehber.
Sahicilik başkalarından kaçıp özel ve üstün benlik bulmak değildir. Hepimiz dil, iş ve gelenek içinde başkalarıyla yaşarız. Mesele 'herkes böyle yapar' akışının kendi sonlu seçiminizin sorumluluğunu tamamen devralmasına izin vermemektir.
Usta çekiçle çalışırken çekice bakmaz; raf, çivi ve yapılacak iş tek akışta anlamlıdır. Sap kırılınca çekiç birden karşısında duran nesne olur. Heidegger dünyayla ilk ilişkimizin tarafsız seyir değil, içinde uğraştığımız anlamlı bağ olduğunu bu basit sahneyle gösterir.
GİRİŞ · SORU
Varlık sorusu unutulmuştur
Heidegger nesnelerin ne olduğunu araştırırken onların var olmasının ne anlama geldiği sorusunu kendiliğinden açık saydığımızı söyler.
Masada bardak, insan ve sayı vardır deriz; vardır sözünün her biri için nasıl anlam taşıdığını sormayız.
Varlık bir varlık değildir; tek nesne aramak yerine nesnelerin anlaşılabilir olduğu ufuk araştırılır.
Soru çok genel diye boş değildir, fakat cevap gizli bir madde veya tanrı adı olarak verilmez.
Günlük bir cümlede vardır sözünün eşya, kişi ve ihtimal için nasıl farklı çalıştığını düşünün. Varlık sorusunun unutulması mevcut olanı yalnız ölçülebilir özelliklere indirgeme alışkanlığıyla bağlantılıdır.
GİRİŞ · DASEIN
Dasein kendi varlığını dert eden varlıktır
Dasein insanı biyolojik tür listesiyle değil, nasıl yaşayacağını önemseyen ve kendi olma ihtimalleriyle ilişkili varlık olarak adlandırır.
Sandalye ne tür sandalye olacağı için kaygılanmaz; insan hangi mesleği ve ilişkiyi seçeceğini mesele eder.
Kendini yorumlama yaşamın dışına eklenen düşünce değil, davranış ve projelerin yapısıdır.
Dasein sözcüğü kahraman birey özü değildir; bedensel, tarihsel ve toplumsal insan yaşamını analiz etmek için kullanılır.
Bir kararın sizi yalnız sonuca değil kim olmaya bağladığını görün. Dasein tanımı hazır insan özü sunmaz; kendi yaşamını yorumlayan açık bir varoluş yapısı gösterir.
AYRIM I · DÜNYA
Dünyanın içinde değil, dünya-içinde varız
İnsan kutunun içindeki eşya gibi mekânda bulunmaz; anlamlı görev, ilişki ve yönler ağı içinde zaten yer alır.
Mutfak aşçı için santimetrelerle dolu oda değil kesme, pişirme, sunma ve birlikte yeme imkânlarıdır.
Dünya nesneler toplamından önce şeylerin ne işe yaradığı ve kime bağlı olduğu anlam bütünüdür.
Fiziksel mekân gerçektir; fenomenolojik analiz onun yaşamda nasıl yakın ve uzak olduğunu açıklar.
Evinizde fiziksel olarak yakın ama yaşamınızda uzak olan bir nesneyi düşünün. Dünya-içinde olma özne ile nesne arasındaki köprüyü sonradan kurma sorununu baştan değiştirir.
AYRIM I · ALET
Alet önce kullanıma hazırdır
Çekiç gibi aletle ilk karşılaşma ona bakıp özellik çıkarmak değil, işi yaparken ustaca kullanmaktır.
Dikiş diken kişi iğnenin metal bileşimini düşünmeden kumaş, ip ve beden ölçüsüyle birlikte hareket eder.
Alet anlamını gönderme ağından alır; tek başına duran madde değil, bir iş için olan şeydir.
Kullanım her ilişkiyi açıklamaz; sanat eseri, canlı ve yabancı kişi alet mantığına indirgenmemelidir.
Bir aletin anlam kazanması için bağlı olduğu beş başka şey ve kişiyi yazın. Alet ağı amaçların başka insan ve kurumlarla paylaşıldığını görünür kılar.
AYRIM I · KIRILMA
Bozulma dünyayı görünür yapar
Araç kırıldığında, eksik olduğunda veya yolu kestiğinde normalde görünmeyen gönderme ağı belirginleşir.
İnternet kesilince modem, kablo, şirket, iş takvimi ve uzaktaki ekip birden fark edilir.
Akışın bozulması teorik bakışı doğurur; nesne kullanımdan çıkıp özellikleri incelenen karşıda-varlığa dönüşür.
Teori yalnız arıza ürünü değildir; merak ve bilim kendi kurumları içinde daha zengin pratiklerdir.
Bir arıza anında daha önce görünmeyen altyapı ve emeği listeleyin. Bozulma fenomeni gündelik ustalığın bilgisiz değil, çoğu kez söze dökülmemiş bilgi olduğunu gösterir.
AYRIM I · BİRLİKTE
Dünya başkalarıyla ortaktır
Dasein başkalarını sonradan tahmin eden yalnız zihin değil, başından beri ortak iş ve dil dünyasında birlikte-varlıktır.
Otobüs durağı onu kullanan yabancıların davranışını önceden hesaba katar; kişi kimse yokken bile sıraya göre durur.
Nesneler ve kurallar başkalarının beklentisini taşır; sosyal ilişki yüz yüze konuşmadan önce dünyaya yerleşmiştir.
Birlikte-varlık uyum demek değildir; çatışma, yabancılaşma ve yalnızlık da ortak dünya içinde yaşanır.
Tek başınıza yaptığınız bir davranışta görünmeyen başkalarının kuralını bulun. Birlikte-varlık empatiyi çıkarım olmaktan önce ortak dünyada karşılaşma imkânı yapar.
AYRIM I · DAS MAN
Herkes benliği rahatlatır ve dağıtır
Gündelik hayatta 'insan böyle yapar' veya 'herkes bilir' sesi seçim sorumluluğunu belirsiz çoğunluğa devredebilir.
Kişi istemediği mesleği seçer ve kim istedi diye sorulduğunda yapılması gereken buydu der.
Kamusal norm seçenekleri hazırlar, belirsiz 'onlar' kararı kimsenin değilmiş gibi gösterir.
Ortak norm yalnız baskı değildir; dil, güven ve koordinasyon sağlar, sahicilik toplumu terk etmek değildir.
Bugün yaptığınız bir seçimde gerekçe yerine herkes sözünün geçip geçmediğini sorun. Das Man hem yaşamı kolaylaştıran kamu ortalaması hem sorumluluğu anonimleştiren kaçış yoludur.
AYRIM I · BULUNUŞ
Ruh hali dünyayı açar
Kaygı, sıkıntı veya neşe içerideki renkli gözlük değil, dünyanın bize hangi imkân ve önemle göründüğünün biçimidir.
Aynı sokak acele eden kişiye engeller, âşık kişiye buluşma yolu, korkan kişiye tehditler olarak açılır.
Duygu önce nötr dünyaya eklenmez; neyin dikkate değer olduğunu baştan seçer.
Ruh hali gerçeği istediği gibi yaratmaz; dünya direnmeye ve sürpriz yapmaya devam eder.
Bir karar anında ruh halinizin hangi seçeneği görünür, hangisini görünmez yaptığını fark edin. Bulunuş insanın kendi seçmediği bir dünyaya her zaman belirli ruh hali içinde atılmış olduğunu açar.
AYRIM I · ANLAMA
Anlamak ihtimal tasarlamaktır
Heidegger'de anlamak bilgi ezberi değil, kendini yapabileceği imkânlara doğru tasarlama yeteneğidir.
Çırak çekicin tanımını bilmekten çok ustayla çalışarak neleri yapabileceğini görmeye başlar.
İnsan mevcut durumu gelecekteki olabilirlik ışığında yorumlar; proje bugünkü davranışı düzenler.
Her ihtimal gerçekçi veya özgür değildir; tarih, beden ve kaynaklar tasarım alanını sınırlar.
Bir hedefinizin bugünkü nesneleri ve insanları nasıl başka anlamda gösterdiğini düşünün. Tasarı sınırsız hayal değil, atılmış koşullar içinde görülen gerçek olabilirliktir; ön-anlayış deneyimle düzeltilebilir.
AYRIM I · DİL
Söylem dünya paylaşımıdır
Dil içeride tamamlanmış düşünceyi paketlemekten öte, ortak dünyada neyin önemli olduğunu açığa çıkaran söylem yapısıdır.
Usta yalnız cümleyle değil dur, şimdi ve bu jestleriyle ortak işi anlaşılır kılar.
Konuşma dinleme ve susmayla birlikte anlam bağlantılarını paylaşır; kelime dünyadaki ilgiden doğar.
Dil yalnız açık hakikat değildir; klişe ve boş konuşma da dünyayı örtebilir.
Bir konuşmada söylenen kadar dinleme, vurgu ve suskunluğun ne açtığını görün. Söylem anlamı paylaşırken susma bazen klişe konuşmadan daha sahici bir açıklık kurabilir.
AYRIM I · DÜŞÜŞ
Gevezelik, merak ve belirsizlik düşüşü kurar
Gündelik kamu dili şeyi gerçekten yaşamadan herkesçe bilinir hale getirir; sürekli yenilik merakı derin ilişkiyi dağıtabilir.
Kişi kitabı okumadan yorum özetlerini tekrarlar, sonraki başlığa geçer ve yine bilgili hisseder.
Bilgi dolaşımı kökünden kopar; merak kalıcı uğraş yerine sürekli başka uyarana atlar.
Gündeliklik ahlaki günah değildir; hepimizin zorunlu başlangıç ortamıdır ve güvenilir bilgi de dolaştırır.
Bugün bildiğinizi sandığınız bir şeyin doğrudan deneyim veya kaynağını kontrol edin. Düşüş ortadan kaldırılacak hata değil, sahici seçimin her gün yeniden içinden çıkacağı kamusal zemindir.
AYRIM I · KAYGI
Kaygı tanıdık dünyayı gevşetir
Belirli bir şeyden korkudan farklı olarak kaygı, gündelik işlerin ve rollerin birden anlamsızlaşmasıyla insanı kendi imkânına açık bırakır.
Başarılı kişi sabah işe giderken hiçbir olay yokken bütün düzenin neden yapıldığını sorgular.
Dünya içi dayanaklar geri çekilir; kişi 'herkes'in cevabıyla kapatılamayan kendi seçimine döner.
Klinik kaygı bozukluğu felsefi kavrama indirgenmemeli; ruh sağlığı desteği gerektiren acı farklı düzeydir.
Bir anlamsızlık anını romantikleştirmeden hangi hazır rolü görünür kıldığını düşünün. Kaygı tek tek araçların işe yararlığını değil, bütün uğraş ağının niçinini gevşetir.
AYRIM II · ÖLÜME-DOĞRU
Ölüm benim yerime yaşanamaz
Ölüm herkesin başına gelen olaydan önce, hiçbir başkasının kişinin yerine üstlenemeyeceği en kendi ve kesin ihtimalidir.
Aile sevdiğinin yanında olabilir ama onun ölümünü onun yerine yaşayamaz.
Sonluluk bütün projelerin süresini ve seçimin geri alınamazlığını görünür kılar.
Ölüme-doğru-varlık sürekli ölüm düşünmek veya tehlikeye koşmak değildir; sınırlı zamanı sahiplenmektir.
Ertelediğiniz bir kararın sonsuz zaman varsayımına dayanıp dayanmadığını sorun. Ölümün kesin fakat zamanı belirsiz oluşu her seçimi benzersiz ve ertelenebilir kılar.
AYRIM II · ÇAĞRI
Vicdan sessiz bir çağrı olabilir
Vicdan hazır ahlak kuralı okumaktan çok, kişinin 'herkes' içinde kayboluşundan kendi seçim sorumluluğuna çağrılmasıdır.
Telefon sessizken kişi yıllardır başkalarının planını uyguladığını bir anda kabul eder.
Çağrı belirli emir vermez; kişinin zaten seçerek bazı ihtimalleri dışladığını ve borçlu olduğunu açar.
Vicdanı yalnız iç ses saymak toplumsal zarar ve ortak sorumluluğu küçültmemelidir.
Bir iç çağrının somut başkasına etkisini ve düzeltme yükümlülüğünü de sorun. Suçluluk burada işlenmiş tek suçtan önce, her seçimin seçilmeyen ihtimallere borç bırakmasıdır.
AYRIM II · SAHİCİLİK
Kararlılık kesin kişilik değildir
Sahici kararlılık kişinin sonluluğu ve temelsiz seçimi kabul ederek kendi durumunda sorumluluk üstlenmesidir.
Kişi aile beklentisini körlemesine reddetmez; bakım borcu ve kendi yönünü açıkça tartıp karar verir.
Ölüm farkındalığı seçenekleri ciddileştirir, vicdan çağrısı kararı geri alınamaz sahiplenmeye çevirir.
Sahicilik üstün bireycilik veya tek seferlik cesur karar değildir; başkalarıyla ve değişebilir yaşam içinde sürer.
Bir kararınızda sonucu kadar seçmemenin de sizin seçiminiz olduğunu kabul edin. Kararlılık başkalarını silmez; atılmış durum içindeki somut bağları seçerek üstlenir.
AYRIM II · ZAMANSALLIK
Zaman üç ayrı kutu değil tek harekettir
Heidegger gelecek, geçmiş ve şimdiyi ardışık anlar yerine birbirine açılan üç zamansal ufuk olarak düşünür.
Verdiğiniz söz gelecekteki imkânı öne getirir, geçmiş kimliğinizi devralır ve bugünkü davranışı belirler.
Dasein geleceğe tasarlanır, atılmış geçmişten gelir ve şimdide şeylerle uğraşır; bakımın birliği zamansaldır.
Saat zamanı gereksiz değildir; ortak koordinasyon sağlar, fakat yaşanan anlam zamanının tamamı değildir.
Bugünkü bir işinizde gelecek beklenti ve geçmiş mirasın aynı anda nasıl bulunduğunu yazın. Ekstatik zaman insanın saat içindeki nokta değil, geçmişi devralıp geleceğe açılan hareket olduğunu gösterir.
SON DURAKLAR · SINIR
Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
Varlık ve Zaman 'yalnız kal, ölümü düşün ve gerçek benliğini bul' kitabı değildir. Dasein baştan beri dünya ve başkalarıyla kurulur; sahicilik bu bağları sihirli biçimde silmez.
Ailesinin her önerisini reddeden kişi sırf çoğunluğa karşı çıktığı için sahici olmaz; tepki de hâlâ 'onlar'ın belirlediği eksende kalabilir.
Okur Heidegger'in özel kelimelerini kişilik etiketi yapmadan, alet, ilişki, ruh hali, sonluluk ve zaman arasındaki yapısal bağ olarak izlemelidir.
SON DURAKLAR · TARTIŞMA
Kitap hakkında süren tartışma
Eser fenomenoloji, varoluşçuluk, hermeneutik, psikoloji, mimarlık ve teknoloji düşüncesini derinden değiştirdi; dünya-içinde-varlık ve zamansallık modern felsefenin ana kavramları oldu.
Eleştiriler projenin tamamlanmamasını, beden, cinsiyet, bakım ve siyasi iktidarın sınırlı işlenmesini ve sahicilik dilinin bireyci yorumlara açıklığını vurgular. Heidegger'in Nazi Partisi üyeliği ve sonraki antisemitik kayıtları, felsefesi ile siyaseti arasındaki ilişkinin ciddi biçimde sorgulanmasını zorunlu kılar.
Bir yorum eseri gündelik varoluşun benzersiz çözümlemesi, diğeri soyut dili ve siyasi kör noktaları nedeniyle tehlikeli bir özne anlatısı sayar. Dürüst okuma kavramsal gücü biyografik ve tarihsel sorumluluktan ayırmadan taşır.
SON DURAKLAR · BUGÜN
Bugüne taşınan üç soru
Bu şey bana hangi iş ve ilişki içinde anlamlı? 'Herkes' adına mı seçiyorum? Sonlu zamanımda hangi ihtimali sahipleniyor, hangisini dışlıyorum?
Bugün bozulan bir nesneyi seçip arkasında açığa çıkan insan, kurum ve alet ağını yazın; sonra bu kesintinin zaman duygunuzu nasıl değiştirdiğini ekleyin.
Okur dünyayı önce karşısında duran nesneler toplamı değil, içinde başkalarıyla uğraştığı ve sınırlı zamanda anlam verdiği bağlar bütünü olarak gördüğünde kitabın kapısı açılır.
SON DURAKLAR · ÖZ
Bir cümlede kitabın özü
İnsan dünyaya dışarıdan bakan zihin değil; aletler ve başkalarıyla zaten ilişkide, geçmişe atılmış, geleceğe tasarlanan ve ölüm sayesinde zamanının sorumluluğunu üstlenebilen dünya-içinde-varlıktır.
Akılda tutulacak son görüntü, kurşuni mavi bir atölyede çekiç, yol, kalabalık ve saat çizgilerinin tek insan siluetinin geçmişten geleceğe açılan üçlü gölgesinde birleşmesi.
Heidegger bizi ne olduğumuzu nesne listesinde aramaya değil, dünyadaki şeylerin bize nasıl önem kazandığını ve sonlu zaman içinde hangi yaşamı seçtiğimizi görmeye çağırır.