Yapay zekâyla oluşturulmuş ön okuma rehberi · Kitabın yerini tutmaz

Durak 266 / 300 · Evre 11 Koleksiyon #236

Savaşın Bedensel Tarihi

Joanna Bourke

Savaşı komutanların haritasından değil, öldürmek üzere eğitilen askerin bedeni, korkusu, öfkesi, heyecanı ve sonradan kurduğu hikâyeler üzerinden okuyan; rahatsız edici ayrıntıları sansasyon yaratmadan açıklayan bir rehber.

Orijinal adı: An Intimate History of Killing
Okuma süresi: yaklaşık 8 dakika
25-50 sayfalık PDF'yi indirÇevrimdışı okumak için
Savaşın Bedensel Tarihi kapağı

Giriş

Joanna Bourke'nin 1999 tarihli çalışması Birinci ve İkinci Dünya Savaşları ile Vietnam Savaşı'nda Britanyalı, Amerikalı ve Avustralyalı askerlerin mektuplarını, günlüklerini ve anılarını karşılaştırır. Ana soru askerlerin yalnız nasıl öldüğü değil, başka bir insanı öldürmeye nasıl hazırlandığı, bunu nasıl yaşadığı ve sonradan nasıl anlattığıdır.

21 duraklık okuma rotasını açBölüm 1/21
  1. 01Bu kitap nasıl okunmalı?
  2. 02Savaşın karakteristik eylemi öldürmektir
  3. 03Tanıklık hafıza kadar kurgu da taşır
  4. 04Eğitim öldürme eşiğini değiştirir
  5. 05Düşmanın adı bedeni uzaklaştırır
  6. 06Mesafe hem korur hem yanıltır
  7. 07Yakın dövüş miti gerçekle aynı değildir
  8. 08Korku savaştan önce bedene yerleşir
  9. 09Yoldaşlık korur ve bağlar
  10. 10Haz itirafı savaşı rahatsız eder
  11. 11Nefret hazırlanır ve yönlendirilir
  12. 12Vahşet bir anda boşluktan doğmaz
  13. 13Irk ve imparatorluk farklı düşmanlar üretir
  14. 14Kahramanlık bedeni seçerek gösterir
  15. 15Suçluluk sessizlik kadar konuşmada da yaşar
  16. 16Eve dönüş hikâyeyi yeniden kurar
  17. 17Üç savaş aynı insanı göstermez
  18. 18Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
  19. 19Kitap hakkında süren tartışma
  20. 20Bugüne taşınan üç soru
  21. 21Bir cümlede kitabın özü

Bu kitap nasıl okunmalı?

Savaşı komutanların haritasından değil, öldürmek üzere eğitilen askerin bedeni, korkusu, öfkesi, heyecanı ve sonradan kurduğu hikâyeler üzerinden okuyan; rahatsız edici ayrıntıları sansasyon yaratmadan açıklayan bir rehber.

Kitap bütün askerlerin öldürmekten zevk aldığını söylemez. Korku, isteksizlik, görev duygusu, öfke, haz, suçluluk ve sessizlik aynı birlikte yan yana bulunabilir. Rehber bu çeşitliliği korur; bireysel tanıklığı bütün orduların değişmez özü gibi kullanmaz.

Acemi asker eğitim alanında insan biçimli hedefe ateş eder. Komut, tekrar ve arkadaşlarının bakışı hareketi otomatikleştirir. Aylar sonra gerçek çatışmada parmağı tetiğe giderken yalnız kişisel mizacı değil, bedenine yerleştirilmiş bu düzen de çalışır.

Savaşın karakteristik eylemi öldürmektir

Bourke savaş tarihinin çoğu kez ölen ve acı çeken askeri anlattığını, oysa askerlik kurumunun başkasını öldürme eylemini de merkeze almak gerektiğini savunur.

Müzede üniforma ve kayıp listesi görülür ama askerin karşısındaki kişiye ne yaptığı küçük bir dipnotta kalabilir.

Bakış açısı ölümü edilgen sonuçtan etkin fiile çevirince eğitim, silah, duygu ve sorumluluk yeni sorular haline gelir.

Öldürmeyi incelemek askeri canavar ilan etmek veya kurbanların acısını küçültmek değildir.

Bir savaş anlatısında kimin eyleminin açık, kimin bedeninin yalnız sayı olarak kaldığını sorun. Fiili görünür kılmak, karar ile sonuç arasındaki kurumsal zinciri de görünür yapar.

Savaşın karakteristik eylemi öldürmektir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Tanıklık hafıza kadar kurgu da taşır

Mektup, günlük, mülakat ve anı askerlerin resmî raporda görünmeyen duygularını açar; fakat her tanıklık yazıldığı anın korku ve beklentisini de taşır.

Cephe mektubu ailesini korumak için neşeli, yıllar sonraki anı ise pişmanlık veya kahramanlık diliyle kurulabilir.

Sansür, unutma, dinleyicinin beklentisi ve sonraki siyaset aynı olayın anlatımını değiştirir.

Tanıklık değersiz değildir; olayın çıplak kaydı değil, deneyimin nasıl anlamlandırıldığının kanıtıdır.

Bir anının olay tarihiyle yazılma tarihi arasındaki mesafeyi mutlaka not edin. Arşivde sık konuşanların kim, susanların kim olduğu kaynak haritasının parçasıdır.

Tanıklık hafıza kadar kurgu da taşır düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Eğitim öldürme eşiğini değiştirir

Ordu yalnız silah öğretmez; tereddüdü azaltmak için hedefi, komutu ve bedensel tepkiyi tekrarlarla birbirine bağlar.

Asker düşünmeden yere yatmayı öğrendiği gibi komut duyunca hedefe dönüp ateş etmeyi de prova eder.

Tekrar, ödül ve grup baskısı ahlaki kararı birkaç saniyelik kas alışkanlığına sıkıştırabilir.

Eğitim iradeyi tamamen silmez; asker itaatsizlik edebilir, ıskalayabilir veya ateşi reddedebilir.

Gündelik hayatta otomatikleşen bir hareketin hangi tekrar ve ödülle kurulduğunu gözleyin. Kas hafızası sorumluluğu yok etmez; kararın kurulduğu zamanı çatışma anının gerisine taşır.

Eğitim öldürme eşiğini değiştirir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Düşmanın adı bedeni uzaklaştırır

Düşmana verilen küçültücü lakaplar karşıdaki kişinin ailesi, korkusu ve yüzü bulunan insan olarak görülmesini zorlaştırır.

Birlik içinde gerçek ad yerine haşere veya makine benzetmesi tekrarlandığında ateş etmek temizlik işi gibi anlatılabilir.

Dil empatiyi daraltır, şiddeti görevleştirir ve sonucun sorumluluğunu konuşanın gözünden uzaklaştırır.

Her lakap aynı etkiyi yapmaz ve askerler resmî dili kendi aralarında alaya da alabilir.

Bir çatışma haberinde kişi yerine kullanılan toplu adların hangi ayrıntıları sildiğini bulun. İnsanlıktan çıkaran dil çoğu kez ateşten önce gelir ve ateş bittikten sonra da kalabilir.

Düşmanın adı bedeni uzaklaştırır düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Mesafe hem korur hem yanıltır

Top, bombardıman uçağı ve uzun menzilli silah öldüren kişiyle ölen beden arasına duyusal mesafe koyar.

Pilot düğmeye bastığında aşağıdaki evleri değil haritadaki ışıklı noktayı görebilir.

Görsel ve fiziksel uzaklık sonucun sesini, kokusunu ve yüzünü azaltarak eylemi teknik başarıya çevirebilir.

Uzak silah otomatik olarak vicdansızlık yaratmaz; sonuç belirsizliği kaygıyı ve kâbusu da büyütebilir.

Bir dijital arayüzün gerçek insan sonucunu hangi simgeye küçülttüğünü fark edin. Ekrandaki kesin hedef, aşağıdaki hayatın belirsizliğini teknik bir güvene dönüştürebilir.

Mesafe hem korur hem yanıltır düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Yakın dövüş miti gerçekle aynı değildir

Süngü eğitimi erkeklik, cesaret ve beden bedenle mücadele miti üretse de gerçek savaşta bu tür öldürme daha seyrek ve çok daha karmaşıktır.

Eğitim afişi süngüyü yiğitliğin doruğu gösterirken cephede asker uzaktan ateş etmeyi veya saklanmayı seçebilir.

Mit birlik coşkusunu ve saldırı isteğini besler; istatistiksel gerçeklikten bağımsız kültürel iş görür.

Silahın simgesel önemi kullanım sıklığıyla ölçülmez; fakat propaganda görüntüsü gerçek deneyim sanılmamalıdır.

Bir kurumun nadir bir davranışı neden kimlik simgesine çevirdiğini sorun. Süngü imgesi ordunun kendini nasıl hayal ettiğini, kullanım verisi ise gerçekte nasıl savaştığını gösterir.

Yakın dövüş miti gerçekle aynı değildir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Korku savaştan önce bedene yerleşir

Askerin korkusu yalnız mermiden değil korkak görünmekten, arkadaşını bırakmaktan ve beden denetimini kaybetmekten doğar.

Çatışma başlamadan eli titreyen asker ölümden çok yanındaki kişinin titremeyi görmesinden utanabilir.

Erkeklik beklentisi korkuyu saklatır; bastırılan duygu öfke, şaka veya aşırı saldırganlık olarak çıkabilir.

Korku savaşma isteğinin karşıtı değildir; aynı kişi korkup ilerleyebilir ve sonra çözülebilir.

Bir cesaret hikâyesinde görünmeyen bedensel korkunun nereye gizlendiğini düşünün. Korkunun saklanması yardım istemeyi zorlaştırır ve savaş sonrasındaki yarayı büyütebilir.

Korku savaştan önce bedene yerleşir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Yoldaşlık korur ve bağlar

Askerler çoğu zaman soyut vatan fikrinden çok yanlarındaki arkadaşlarını korumak için hareket eder; aynı bağ öldürme baskısını da artırır.

Bir asker komutan için değil yaralı arkadaşını bırakmamak için mevziye döner, sonra arkadaşının ölümüyle intikam ateşine sürüklenir.

Karşılıklı güven hayatta kalmayı sağlar; kayıp ise kişisel öfkeyi bütün düşman grubuna yöneltebilir.

Yoldaşlık yalnız manipülasyon değildir; gerçek bakım ve fedakârlık içerir, sonucu bağlama göre değişir.

Bir grup sadakatinin ne zaman dayanışma, ne zaman dışarıdakine zarar baskısı olduğunu ayırın. Grup bağı, bireyin tek başına reddedeceği davranışı ortak norm haline getirebilir.

Yoldaşlık korur ve bağlar düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Haz itirafı savaşı rahatsız eder

Bazı askerler öldürme anında güç, ustalık, av heyecanı veya rahatlama hissettiklerini yazmıştır; kitap bu yasak duyguyu tarihin dışına itmez.

Keskin nişancı başarılı atışı spor puanı gibi kaydeder, sonra bu sevincinden utandığı için yıllarca susabilir.

Tehlike, ödül, grup alkışı ve düşmanın insanlıktan çıkarılması yoğun bedensel haz üretebilir.

Bazı tanıklıklardaki hazzı bütün insanlarda doğal öldürme içgüdüsü diye genellemek ciddi hatadır.

Rahatsız edici bir itirafı açıklamakla haklı çıkarmak arasındaki çizgiyi koruyun. Haz kaydı ahlaki hükmün sonu değil, hangi koşulun bu duyguyu ödüllendirdiğinin başlangıcıdır.

Haz itirafı savaşı rahatsız eder düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Nefret hazırlanır ve yönlendirilir

Nefret yalnız cepheye getirilen kişisel özellik değil, kayıplar, söylentiler, propaganda ve birlik hikâyeleriyle büyütülen bir enerjidir.

Arkadaşının ölümünden sonra asker karşısına çıkan herhangi bir düşmanı aynı suçun sahibi sayabilir.

Tekil kayıp toplu kimliğe bağlanır; öfke ayrım yapma yeteneğini daraltır ve misillemeyi adalet gibi gösterir.

Öfke her zaman propagandanın ürünü değildir; gerçek saldırı ve yas da vardır, sorun suçun sınırının genişlemesidir.

Bir misilleme çağrısında faille aynı etikete sahip herkese sorumluluk yüklenip yüklenmediğini sorun. İntikam dili tek faili bulmak yerine sınırı genişleyen bir düşman topluluğu üretir.

Nefret hazırlanır ve yönlendirilir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Vahşet bir anda boşluktan doğmaz

Sivillere ve esirlere yönelik şiddet çoğu kez emir, intikam, belirsizlik, ırkçılık ve cezasızlığın birleştiği ortamda mümkün olur.

Köyde düşmanla sivili ayıramayan birlik, önce korkuyla herkesi tehdit sayar; üstlerin sessizliği saldırıyı normalleştirir.

Kategori bulanıklaşır, emir sorumluluğu dağıtır, grup içinde ilk ihlal sonraki ihlalin eşiğini düşürür.

Koşulları açıklamak suçun ahlaki ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Bir kurumda yanlışın kim tarafından durdurulabileceğini ve neden durdurulmadığını adım adım yazın. Cezasızlık ihtimali arttıkça ilk ihlali durduracak tanıkların maliyeti yükselir.

Vahşet bir anda boşluktan doğmaz düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Irk ve imparatorluk farklı düşmanlar üretir

Sömürgeci ve ırkçı imgeler bazı düşmanları medeni rakip, bazılarını bütünüyle insan dışı tehdit olarak kurar.

Aynı asker Avrupa cephesindeki düşmana meslektaş saygısı duyarken Asyalı düşmanı hayvan benzetmeleriyle anabilir.

Önceden var olan ırk hiyerarşisi savaş propagandasıyla birleşince esir ve sivil muamelesindeki farkı büyütür.

Bütün askerler aynı önyargıyı paylaşmaz; karşılaşma klişeyi kırabilir veya yeni biçimde güçlendirebilir.

İki düşman grubunun haber fotoğraflarında insanlık ve yas hakkının eşit verilip verilmediğine bakın. Irksal hiyerarşi ölüm kadar yas tutulmaya değer hayatların sırasını da belirler.

Irk ve imparatorluk farklı düşmanlar üretir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Kahramanlık bedeni seçerek gösterir

Madalya, gazete ve anıtlar saldırgan cesareti öne çıkarırken bakım, korku, sakatlık ve sıradan hayatta kalmayı arka plana itebilir.

Makineli tüfek yuvasına koşan asker adıyla anılır, yaralı arkadaşlarını aylarca taşıyan sıhhiyecinin emeği görünmez kalabilir.

Toplum örnek davranışı seçerek gelecekte hangi beden hareketinin erkeklik ve vatandaşlık sayılacağını öğretir.

Kahramanlığı eleştirmek fedakârlığı küçümsemek değildir; hangi erdemlerin görünmez kaldığını sormaktır.

Bir ödül sisteminin hangi cesareti saydığını, hangi bakım emeğini saymadığını karşılaştırın. Bakım cesareti görünür olduğunda savaşçı erkeklik anlatısının tekliği kırılır.

Kahramanlık bedeni seçerek gösterir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Suçluluk sessizlik kadar konuşmada da yaşar

Öldürme sonrası sıkıntı yalnız korku travması değil, yapılan eylemle kişinin kendisi hakkındaki inancı arasındaki çatışmadan doğabilir.

Eve dönen asker patlama sesinden değil, vurduğu kişinin yüzünü hatırladığı sofralardan kaçabilir.

Ahlaki yaralanma, emir ve hayatta kalma gerekçesi bulunsa bile kişinin kendi sınırını geçtiğini düşünmesiyle derinleşir.

Her sessizlik suçluluk, her gururlu anlatı duygusuzluk değildir; yas kültürü ve dinleyici etkisi hesaba katılmalıdır.

Zor deneyim anlatan kişiye hemen kahraman veya canavar rolü vermeden dinlemenin yolunu düşünün. Ahlaki yaralanma tedavisinde yalnız korkuyu azaltmak değil, sorumluluk ve bağışlanma dili kurmak gerekir.

Suçluluk sessizlik kadar konuşmada da yaşar düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Eve dönüş hikâyeyi yeniden kurar

Aile, devlet, sinema ve veteran toplulukları askerin deneyimini anlatabileceği kabul edilebilir kalıplar sunar.

Asker karmaşık bir olayı çocuklarına yalnız görevimi yaptım diye, eski arkadaşına ise korku ve heyecanıyla birlikte anlatabilir.

Dinleyici hangi duyguyu ödüllendirirse hafıza o yöne düzenlenir; bazı ayrıntılar korunur, bazıları söylenemez olur.

Anının değişmesi mutlaka yalan değildir; insan geçmişini yeni hayat içinde tekrar anlamlandırır.

Aile anlatısında yıllar boyunca eklenen ve kaybolan ayrıntıları yargılamadan izleyin. Toplumsal sessizlik kişiyi koruyabilir fakat deneyimin ortakça anlaşılmasını da geciktirir.

Eve dönüş hikâyeyi yeniden kurar düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Üç savaş aynı insanı göstermez

Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve Vietnam arasında silah, ideoloji, medya ve askerlik düzeni değiştiği için öldürme deneyimi de değişir.

Siper askeri düşmanı uzakta hayal ederken Vietnam'daki birlik siville savaşçıyı aynı köy yolunda ayırmaya çalışabilir.

Teknoloji, savaşın meşruiyeti ve dönüşteki kamuoyu farklı duygu ve anlatı repertuvarları üretir.

Karşılaştırma zamansız asker özü bulmak için değil, tekrar eden kurumlarla değişen koşulları ayırmak içindir.

Bugünkü uzaktan savaş biçimlerini önceki örneğe eşitlemeden mesafe ve sorumluluk mekanizmasını karşılaştırın. Değişen savaş teknolojisi eski insan duygularını silmez; onları başka mesafe ve ritim içinde düzenler.

Üç savaş aynı insanı göstermez düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer

Kitap askerlerin doğuştan öldürmeye hevesli olduğunu ileri sürmez. Yasak bir duyguyu arşivde bulmak, onu insan doğasının tek gerçeği ilan etmek değildir.

Bir askerin heyecanla yazdığı tek cümleyi seçip bütün orduya uygulamak, korku, ateş etmeyi reddetme ve sonradan duyulan suçluluk kayıtlarını siler.

Okur tanıklığın zamanı, savaşın türü, birlik kültürü, silah mesafesi ve anlatıcının dinleyicisini birlikte izlemelidir.

Kitap hakkında süren tartışma

Eser askerî tarihin odağını stratejiden bedene ve duygulara taşıdığı için çok etkili oldu; öldürme hazzını tartışması yoğun övgü kadar tepki de topladı.

Eleştiriler sansasyonel tanıklıkların oransal ağırlığını, ateş etmeyen askerlerin ölçümünü ve farklı ulus, ırk, cinsiyet deneyimlerinin eşit temsil edilmediğini sorgular. Bellek kaynaklarının doğruluk sınırı da sürekli tartışılır.

Bir okur kitabı savaşın gizlenen yüzünü açan cesur tarih sayar; diğeri sıradışı itirafların sıradan asker davranışı gibi görünmesinden kaygılanır. Dürüst sonuç iki ihtimali birlikte sınar.

Bugüne taşınan üç soru

Bu eylemi mümkün kılan eğitim, dil ve grup neydi? Kişi ne hissetti, bunu ne zaman ve kime anlattı? Sorumluluğu hangi halka taşıdı?

Bir savaş haberi seçip kullanılan fiilleri değiştirin: öldü yerine kim, hangi araçla, kimi öldürdü diye açık cümle kurun; görünmeyen sorumluluğun nasıl değiştiğine bakın.

Okur üniformanın içindeki insanı yalnız kurban veya kahraman değil, eğitilmiş, korkan, seçim yapan ve sonuçla yaşayan fail olarak görebildiğinde kitabın zor sorusuna yaklaşır.

Bir cümlede kitabın özü

Savaş öldürmeyi kişisel öfkenin ötesinde eğitim, dil, teknoloji ve grup bağıyla mümkün kılar; deneyim korkudan hazza, itaatten reddedişe uzanır ve sonradan hafıza içinde yeniden kurulur.

Akılda tutulacak son görüntü, pas rengi bir eğitim alanından cepheye ve sessiz aile sofrasına uzanan tek asker siluetinin, hedef, arkadaş yüzü ve ayna arasında bölünmesi.

Bourke bizi savaşı yalnız kaç kişinin öldüğüyle değil, bir toplumun insanlara öldürmeyi nasıl yaptırdığı ve bununla nasıl yaşamalarını istediğiyle düşünmeye çağırır.

Kaynaklar ve ileri okumalar (2)
  1. [1] Google Books - An Intimate History of Killing
  2. [2] Birkbeck - Professor Joanna Bourke
Okuma Haritası ilerlemesiBu rehberi bitirdin mi?

Telif ve sorumluluk notu: Bu bağımsız ve ticari olmayan okuma rehberi eğitim ve araştırma amacıyla hazırlanmıştır; özgün eserin yerini tutmaz ve yazar ya da yayınevi tarafından hazırlanmış veya onaylanmış değildir.