Yapay zekâyla oluşturulmuş ön okuma rehberi · Kitabın yerini tutmaz
Koleksiyon #221Toplumsal Cinsiyet Belası
'Kadın', 'erkek', biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve arzunun doğal bir zincir gibi görünmesini sorgulayan; kimliğin tekrar edilen normlar içinde üretildiğini ve bu tekrarların farklı biçimde yapılabileceğini savunan queer kuram klasiği.
25-50 sayfalık PDF'yi indirÇevrimdışı okumak için
Giriş
Bir çocuk doğduğu anda renk, oyuncak, ses tonu ve gelecekte kimi seveceği hakkında görünmez bir senaryo çalışmaya başlar. Butler'ın sorusu, bu senaryonun yalnız dışarıdan giydirilen rol mü yoksa 'doğal kişi' dediğimiz şeyi de üreten tekrar mı olduğudur.
21 duraklık okuma rotasını açBölüm 1/21
- 01Bu kitap nasıl okunmalı?
- 02Feminizmin öznesi kim?
- 03Temsil önce özneyi kurar
- 04Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, arzu zinciri
- 05Biyolojik cinsiyet de yorumdan bağımsız mı?
- 06Kimlik bir madde gibi görünür
- 07Dil yalnız ad vermez
- 08Akrabalık değiş tokuşunda kadın
- 09Yasak arzuyu da üretir
- 10Maske arkasında özgün yüz var mı?
- 11Melankoli ve kaybedilmiş bağ
- 12Heteroseksüel matris
- 13Kristeva: Sınır dışına atılan beden
- 14Foucault ve Herculine'in hayatı
- 15Wittig: Kadın doğal sınıf değildir
- 16Beden üzerindeki tekrarlar
- 17Parodi ve siyasetin sınırı
- 18Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
- 19Kitap hakkında süren tartışma
- 20Bugüne taşınan üç soru
- 21Bir cümlede kitabın özü
BAŞLANGIÇ
Bu kitap nasıl okunmalı?
'Kadın', 'erkek', biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve arzunun doğal bir zincir gibi görünmesini sorgulayan; kimliğin tekrar edilen normlar içinde üretildiğini ve bu tekrarların farklı biçimde yapılabileceğini savunan queer kuram klasiği.
Performativite sahnede rol yapmak veya sabah istediğimiz kimliği seçmek değildir. Tekrar edilen söz, hareket, beklenti ve yaptırımların zaman içinde doğal bir öz varmış etkisi üretmesidir.
Butler feminizmi reddetmez; temsil edilen 'kadınlar' kategorisinin kimi içerip kimi dışarıda bıraktığını sorarak onu genişletmeye çalışır. Metin Freud, Lacan, Lévi-Strauss, Foucault, Kristeva ve Wittig'le yoğun tartışır; burada bu isimleri fikirlerinin yaptığı işe göre sadeleştireceğiz.
BİRİNCİ KISIM · KADINLAR
Feminizmin öznesi kim?
Siyaset adına konuşacağı 'kadınlar' grubunu tek ve önceden hazır kimlik sayarsa ırk, sınıf, cinsellik ve kültür farklarını dışarıda bırakabilir.
Orta sınıf beyaz kadının işyeri deneyimi tüm kadınların ortak sorunu ilan edildiğinde göçmen ev işçisinin hukuk ve ücret meselesi görünmez olur.
Ortak kategori olmadan örgütlenmek zorlaşır; Butler kategori yasaklamak yerine açık ve tartışılabilir tutmayı önerir.
Bir kampanyada sözcünün deneyimini evrensel saymadan kimlerin masada olmadığını açıkça sormak gerekir.
BİRİNCİ KISIM · İKTİDAR
Temsil önce özneyi kurar
Hukuk ve siyaset yalnız var olan grubu temsil etmez; hangi özellikte kişinin tanınabilir kadın veya yurttaş sayılacağını da belirler.
Form yalnız 'kadın/erkek' kutusu sunduğunda kimi kaydettiği kadar kutuya sığmayanı da idari olarak üretir.
Her sınıflandırma baskı değildir; sağlık ve eşitsizlik ölçümü bazen kategori gerektirir.
Bir veri formunda kategorinin hangi amaçla kullanıldığını, kimin seçtiğini ve düzeltme imkânını incelemek gerekir.
BİRİNCİ KISIM · ZORUNLU DÜZEN
Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, arzu zinciri
Egemen düzen bedeni iki cinsiyetten birine, onu uyumlu kadınlık veya erkekliğe ve karşı cinse yönelen arzuya doğal zincir gibi bağlar.
Bebek 'erkek' diye kaydedilince güçlü görünmesi ve ileride kadınları sevmesi sanki ilk işaretin içinden zorunlu çıkıyormuş gibi beklenir.
Bedensel özelliklerin gerçekliği inkâr edilmez; onların hangi iki kutuda ve hangi toplumsal sonuçla okunduğu sorgulanır.
Bir beklentide beden bilgisiyle kültürel rol ve arzu varsayımını üç ayrı cümleye bölmek gerekir.
BİRİNCİ KISIM · BEDEN
Biyolojik cinsiyet de yorumdan bağımsız mı?
Butler toplumsal cinsiyetin kültürel, biyolojik cinsiyetin tümüyle doğal zemin sayılmasının bu zeminin tıp ve dil içinde nasıl sınıflandığını gizlediğini savunur.
Kromozom, hormon, organ ve doğurganlık aynı kişide her zaman iki kusursuz pakete uymadığında kurum hangi ölçütü asıl sayacağına karar verir.
Biyoloji söylem içinde anlaşılır demek bedenin iradeyle uydurulduğu veya tıbbi gerçek bulunmadığı demek değildir.
Bir bilimsel sınıflandırmada ölçülen özellik ile o özellikten çıkarılan toplumsal görevi birbirine karıştırmamak gerekir.
İKİNCİ KISIM · TÖZ YANILSAMASI
Kimlik bir madde gibi görünür
Dil 'kadın naziktir' derken tekrar edilen davranışın arkasında bu davranışları üreten değişmez bir kadın özü varmış izlenimi kurar.
Yıllarca 'erkek ağlamaz' denilen çocuk gözyaşını sakladıkça sonuç kuralın kanıtı sanılır.
Örüntülerin toplumsal üretilmesi bireysel deneyimi sahte yapmaz.
Bir özellik doğal ilan edildiğinde o özelliği öğretmek ve farklı davrananı cezalandırmak için harcanan emeği aramak gerekir.
İKİNCİ KISIM · SÖZ
Dil yalnız ad vermez
Sözler kişiyi tarif etmekle kalmayıp tanınabilir konuma çağırır ve davranış sınırı kurar.
'Hanımefendi gibi otur' cümlesi bedeni düzeltirken kadınlığın nasıl görünmesi gerektiğini o anda uygular.
Dil her şeyi tek başına yapmaz; maddi kurum, şiddet ve ekonomik bağımlılık sözün gücünü taşır.
Sık kullanılan bir hitabın kişiye hangi davranış alanını açıp hangisini kapattığını gözlemek gerekir.
İKİNCİ KISIM · LÉVI-STRAUSS
Akrabalık değiş tokuşunda kadın
Yapısalcı akrabalık anlatısında erkek gruplar kadınları evlilik yoluyla değiş tokuş ederek ittifak kurar; Butler bu düzenin heteroseksüelliği nasıl varsaydığını açar.
İki aile barış için kızlarını gelin verdiğinde kadın anlaşmanın öznesi değil dolaştırılan işareti olabilir.
Her evlilik yalnız zorunlu değiş tokuş değildir; kişiler sevgi ve pazarlık gücü de taşır.
Bir aile kararında kimin adına kimin konuştuğunu ve rızanın hangi maddi koşulda verildiğini sormak gerekir.
İKİNCİ KISIM · YASA
Yasak arzuyu da üretir
Ensest ve eşcinsellik yasakları yalnız önceden duran arzuyu bastırmaz; hangi bağın düşünülebilir ve hangi kimliğin normal olduğunu da üretir.
Çocuğa sürekli 'erkekler erkeklerden hoşlanmaz' denmesi, yasaklanan ihtimali aynı anda adlandırır ve utançla çevreler.
Yasak her arzuyu yaratmaz ve kişinin yönelimini basit eğitim sonucu saymak doğru değildir.
Bir kuralın yalnız engellediği davranışı değil, normal diye kurduğu özneyi de incelemek gerekir.
İKİNCİ KISIM · RIVIERE VE LACAN
Maske arkasında özgün yüz var mı?
Kadınlık maskesi fikrini tartışırken Butler maskenin arkasında saf ve önceden var olan kadın özü bulunup bulunmadığını sorar.
İşyerinde başarılı kadın erkekleri ürkütmemek için aşırı nazik davranır; hangi tavrın gerçek, hangisinin maske olduğu kolayca ayrılmaz.
Toplumsal rol baskısı kişinin içsel süreklilik duygusunu bütünüyle silmez.
'Gerçek ben' ararken hangi tavrın güvenlik, kabul ve ceza koşullarında öğrenildiğini görmek gerekir.
İKİNCİ KISIM · FREUD
Melankoli ve kaybedilmiş bağ
Butler bazı toplumsal cinsiyet kimliklerinin yasaklanmış aynı cins bağını inkâr ederek, kaybı benliğin içine alarak kurulabileceğini tartışır.
Oğlana erkek arkadaşına duyduğu yoğun sevginin adı yasaklanınca bağ açık yas yerine sert erkeklik taklidine dönüşebilir.
Bu psikanalitik model her kişinin yönelim ve kimliğini açıklayan klinik yasa değildir.
Aşırı sert bir kimlik kuralının hangi korku veya yasaklanmış yakınlığı koruyor olabileceğini kesin hüküm vermeden düşünmek gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · DÜZEN
Heteroseksüel matris
Beden, toplumsal rol ve arzuyu birbirine uyumlu iki kutuda tutan kültürel ızgara, yalnız belirli kişileri anlaşılır özne olarak tanır.
Kadın görünen bedenin feminen davranıp erkeği arzulaması beklenir; halkalardan biri değişince çevre 'sen nesin?' diye sorar.
Matris kavramı tüm heteroseksüel ilişkileri sahte veya baskıcı ilan etmez.
Bir kurumun hizmet vermek için hangi aile ve kimlik düzenini varsaydığını formlar, mekân ve dil üzerinden incelemek gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · DIŞLAMA
Kristeva: Sınır dışına atılan beden
Kristeva'nın iğrenç ve anne bedeni tartışmasını okuyan Butler, düzenin kendi sınırını dışladığı bedensel olan üzerinden kurduğunu gösterir.
Temiz ve denetimli beden ideali kan, süt ve akışkanlığı saklar; saklanan şey döndüğünde kimlik huzursuz olur.
Bedensel tepki yalnız kültürel metin değildir; koku, hastalık ve korunma biyolojisi de rol oynar.
Bir tiksinmenin fiziksel tehlike mi yoksa öğrenilmiş sosyal sınır mı taşıdığını ayırmak gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · SINIFLANDIRMA
Foucault ve Herculine'in hayatı
İnterseks Herculine Barbin'in hikâyesi tıbbi ve hukuki kurumların tek 'gerçek cinsiyet' bulma ısrarının kişiyi nasıl şekillendirdiğini gösterir.
Bir yetişkinin yaşadığı kimlik doktor raporu ve mahkeme kararıyla başka kutuya zorlanınca ilişkileri, işi ve adı altüst olur.
Geçmiş kişinin deneyimini bugünkü kavramlara tam çevirmek risklidir.
Tıbbi kararda bedensel sağlık, kişinin öz anlatısı ve kurumun sınıflandırma ihtiyacını birbirinden ayırmak gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · SİYASİ KATEGORİ
Wittig: Kadın doğal sınıf değildir
Monique Wittig'den hareketle 'kadın' kategorisinin heteroseksüel ekonomik ve siyasi ilişki içinde üretildiği düşünülür.
Ev içi ücretsiz bakım doğal kadın görevi sayıldığında ekonomik düzen biyolojik kader gibi görünür.
Kategorinin siyasi üretimini vurgulamak kadınların bedensel ve tarihsel ortak baskılarını yok saymamalıdır.
Bir rolün doğallığı savunulduğunda kimin ücretsiz emeğinden ve ayrıcalığından yararlandığını sormak gerekir.
DÖRDÜNCÜ KISIM · PERFORMATİVİTE
Beden üzerindeki tekrarlar
Yürüyüş, kıyafet, ses, hitap ve yaptırım tekrarlandıkça toplumsal cinsiyet sanki bunlardan önce duran iç özün dış ifadesiymiş gibi görünür.
Her gün kravat takıp kalın sesle konuşması beklenen yönetici, beklentiyi yerine getirerek 'doğal otorite' görüntüsünü üretir.
Performativite özgür kostüm seçimi değildir; tekrarın dışına çıkmanın sosyal bedeli olabilir.
Bir davranışı kimin ödüllendirdiğini, farklısını kimin alaya aldığını ve tekrarın nerede kırılabildiğini izlemek gerekir.
DÖRDÜNCÜ KISIM · ALTÜST ETME
Parodi ve siyasetin sınırı
Drag gibi parodiler doğal cinsiyetin de taklit edilen bir ideal olduğunu görünür kılabilir; kopyanın arkasında kusursuz özgün bulunmadığını gösterir.
Abartılı kadınlık gösterisi, gündelik kadınlığın da öğrenilmiş jest ve işaretlerden kurulduğunu seyirciye fark ettirir.
Her parodi düzeni yıkmaz; klişeyi güçlendirebilir ve piyasa tarafından kolayca soğurulabilir.
Bir ihlalin yalnız şaşırtıp şaşırtmadığına değil kimin yaşayabileceği alanı genişletip genişletmediğine bakmak gerekir.
SON DURAKLAR · SINIR
Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
Performativite 'cinsiyet yalnız tiyatrodur, herkes istediği rolü seçer' demek değildir. Kimlik, kişinin seçmediği normlar ve yaptırımlar içinde tekrarlanır; yine de tekrar kusursuz olmadığı için dönüşüm alanı vardır.
Bir dili seçmeden içinde doğarız; kuralları bizi sınırlar ama her konuşma aynı cümleyi üretmez. Butler'ın toplumsal cinsiyet anlayışı da bu tür koşullu yaratıcılığa yakındır.
Toplumsal Cinsiyet Belası için doğru okuma, güçlü cümleyi tek başına taşımak yerine onu destekleyen örneği ve sınırını da birlikte hatırlamaktır.
SON DURAKLAR · TARTIŞMA
Kitap hakkında süren tartışma
Kitap queer kuramın kurucu metinlerinden biri oldu; kimlik, performativite ve heteroseksüel matris kavramları akademi, sanat ve toplumsal hareketlerde büyük etki yarattı.
Yoğun dili erişilmez bulunmuş; ilk baskıda ırk, sınıf ve maddi bedenin yeterince işlenmediği, parodinin siyasi gücünün abartıldığı ve biyolojik gerçekliğin yanlış anlaşılmaya açık bırakıldığı söylenmiştir.
Toplumsal Cinsiyet Belası bugün hâlâ okunuyorsa bunun nedeni yalnız verdiği cevaplar değil, itirazların bile çevresinde dönmeye devam ettiği güçlü sorulardır.
SON DURAKLAR · BUGÜN
Bugüne taşınan üç soru
Bu kategori kimi dışarıda bırakıyor? Doğal sandığım davranış hangi tekrar ve yaptırımla kuruluyor? İhlal gerçekten yaşam alanını genişletiyor mu?
Bir gün boyunca kadınlık veya erkeklikle ilgili duyduğunuz beş küçük düzeltmeyi not edin; sözü, bedeni, mekânı ve ödül-ceza biçimini ayrı sütunlara yazın.
Toplumsal Cinsiyet Belası bu soruların hemen cevaplanmasını beklemez.
SON DURAKLAR · ÖZ
Bir cümlede kitabın özü
Toplumsal cinsiyet içerideki değişmez özün dışa vurumu değil, normların tekrarında gerçeklik kazanan bir düzenlemedir; tekrar hiçbir zaman kusursuz olmadığı için kimlik ve siyaset açık kalır.
Akılda tutulacak son görüntü, erik, mercan ve gece mavisi tonlarında iki katı maskenin ince şeritlere çözülüp farklı beden siluetleri, konuşma balonları ve açık bir sahne çevresinde yeni desenler kurduğu cesur bir kolajdır.
Toplumsal Cinsiyet Belası adlı özgün eseri okumak, burada sadeleştirilen yolun ritmini, kanıtlarını ve yazarın kendi sesini görmenin tek yoludur.