Yapay zekâyla oluşturulmuş ön okuma rehberi · Kitabın yerini tutmaz

Durak 250 / 300 · Evre 10 Koleksiyon #221

Toplumsal Cinsiyet Belası

Judith Butler

'Kadın', 'erkek', biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve arzunun doğal bir zincir gibi görünmesini sorgulayan; kimliğin tekrar edilen normlar içinde üretildiğini ve bu tekrarların farklı biçimde yapılabileceğini savunan queer kuram klasiği.

Orijinal adı: Gender Trouble: Feminism and the Subversion of Identity
Okuma süresi: yaklaşık 7 dakika
25-50 sayfalık PDF'yi indirÇevrimdışı okumak için
Toplumsal Cinsiyet Belası kapağı

Giriş

Bir çocuk doğduğu anda renk, oyuncak, ses tonu ve gelecekte kimi seveceği hakkında görünmez bir senaryo çalışmaya başlar. Butler'ın sorusu, bu senaryonun yalnız dışarıdan giydirilen rol mü yoksa 'doğal kişi' dediğimiz şeyi de üreten tekrar mı olduğudur.

21 duraklık okuma rotasını açBölüm 1/21
  1. 01Bu kitap nasıl okunmalı?
  2. 02Feminizmin öznesi kim?
  3. 03Temsil önce özneyi kurar
  4. 04Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, arzu zinciri
  5. 05Biyolojik cinsiyet de yorumdan bağımsız mı?
  6. 06Kimlik bir madde gibi görünür
  7. 07Dil yalnız ad vermez
  8. 08Akrabalık değiş tokuşunda kadın
  9. 09Yasak arzuyu da üretir
  10. 10Maske arkasında özgün yüz var mı?
  11. 11Melankoli ve kaybedilmiş bağ
  12. 12Heteroseksüel matris
  13. 13Kristeva: Sınır dışına atılan beden
  14. 14Foucault ve Herculine'in hayatı
  15. 15Wittig: Kadın doğal sınıf değildir
  16. 16Beden üzerindeki tekrarlar
  17. 17Parodi ve siyasetin sınırı
  18. 18Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
  19. 19Kitap hakkında süren tartışma
  20. 20Bugüne taşınan üç soru
  21. 21Bir cümlede kitabın özü

Bu kitap nasıl okunmalı?

'Kadın', 'erkek', biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ve arzunun doğal bir zincir gibi görünmesini sorgulayan; kimliğin tekrar edilen normlar içinde üretildiğini ve bu tekrarların farklı biçimde yapılabileceğini savunan queer kuram klasiği.

Performativite sahnede rol yapmak veya sabah istediğimiz kimliği seçmek değildir. Tekrar edilen söz, hareket, beklenti ve yaptırımların zaman içinde doğal bir öz varmış etkisi üretmesidir.

Butler feminizmi reddetmez; temsil edilen 'kadınlar' kategorisinin kimi içerip kimi dışarıda bıraktığını sorarak onu genişletmeye çalışır. Metin Freud, Lacan, Lévi-Strauss, Foucault, Kristeva ve Wittig'le yoğun tartışır; burada bu isimleri fikirlerinin yaptığı işe göre sadeleştireceğiz.

Feminizmin öznesi kim?

Siyaset adına konuşacağı 'kadınlar' grubunu tek ve önceden hazır kimlik sayarsa ırk, sınıf, cinsellik ve kültür farklarını dışarıda bırakabilir.

Orta sınıf beyaz kadının işyeri deneyimi tüm kadınların ortak sorunu ilan edildiğinde göçmen ev işçisinin hukuk ve ücret meselesi görünmez olur.

Ortak kategori olmadan örgütlenmek zorlaşır; Butler kategori yasaklamak yerine açık ve tartışılabilir tutmayı önerir.

Bir kampanyada sözcünün deneyimini evrensel saymadan kimlerin masada olmadığını açıkça sormak gerekir.

Feminizmin öznesi kim? düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Temsil önce özneyi kurar

Hukuk ve siyaset yalnız var olan grubu temsil etmez; hangi özellikte kişinin tanınabilir kadın veya yurttaş sayılacağını da belirler.

Form yalnız 'kadın/erkek' kutusu sunduğunda kimi kaydettiği kadar kutuya sığmayanı da idari olarak üretir.

Her sınıflandırma baskı değildir; sağlık ve eşitsizlik ölçümü bazen kategori gerektirir.

Bir veri formunda kategorinin hangi amaçla kullanıldığını, kimin seçtiğini ve düzeltme imkânını incelemek gerekir.

Temsil önce özneyi kurar düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, arzu zinciri

Egemen düzen bedeni iki cinsiyetten birine, onu uyumlu kadınlık veya erkekliğe ve karşı cinse yönelen arzuya doğal zincir gibi bağlar.

Bebek 'erkek' diye kaydedilince güçlü görünmesi ve ileride kadınları sevmesi sanki ilk işaretin içinden zorunlu çıkıyormuş gibi beklenir.

Bedensel özelliklerin gerçekliği inkâr edilmez; onların hangi iki kutuda ve hangi toplumsal sonuçla okunduğu sorgulanır.

Bir beklentide beden bilgisiyle kültürel rol ve arzu varsayımını üç ayrı cümleye bölmek gerekir.

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, arzu zinciri düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Biyolojik cinsiyet de yorumdan bağımsız mı?

Butler toplumsal cinsiyetin kültürel, biyolojik cinsiyetin tümüyle doğal zemin sayılmasının bu zeminin tıp ve dil içinde nasıl sınıflandığını gizlediğini savunur.

Kromozom, hormon, organ ve doğurganlık aynı kişide her zaman iki kusursuz pakete uymadığında kurum hangi ölçütü asıl sayacağına karar verir.

Biyoloji söylem içinde anlaşılır demek bedenin iradeyle uydurulduğu veya tıbbi gerçek bulunmadığı demek değildir.

Bir bilimsel sınıflandırmada ölçülen özellik ile o özellikten çıkarılan toplumsal görevi birbirine karıştırmamak gerekir.

Biyolojik cinsiyet de yorumdan bağımsız mı? düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Kimlik bir madde gibi görünür

Dil 'kadın naziktir' derken tekrar edilen davranışın arkasında bu davranışları üreten değişmez bir kadın özü varmış izlenimi kurar.

Yıllarca 'erkek ağlamaz' denilen çocuk gözyaşını sakladıkça sonuç kuralın kanıtı sanılır.

Örüntülerin toplumsal üretilmesi bireysel deneyimi sahte yapmaz.

Bir özellik doğal ilan edildiğinde o özelliği öğretmek ve farklı davrananı cezalandırmak için harcanan emeği aramak gerekir.

Kimlik bir madde gibi görünür düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Dil yalnız ad vermez

Sözler kişiyi tarif etmekle kalmayıp tanınabilir konuma çağırır ve davranış sınırı kurar.

'Hanımefendi gibi otur' cümlesi bedeni düzeltirken kadınlığın nasıl görünmesi gerektiğini o anda uygular.

Dil her şeyi tek başına yapmaz; maddi kurum, şiddet ve ekonomik bağımlılık sözün gücünü taşır.

Sık kullanılan bir hitabın kişiye hangi davranış alanını açıp hangisini kapattığını gözlemek gerekir.

Dil yalnız ad vermez düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Akrabalık değiş tokuşunda kadın

Yapısalcı akrabalık anlatısında erkek gruplar kadınları evlilik yoluyla değiş tokuş ederek ittifak kurar; Butler bu düzenin heteroseksüelliği nasıl varsaydığını açar.

İki aile barış için kızlarını gelin verdiğinde kadın anlaşmanın öznesi değil dolaştırılan işareti olabilir.

Her evlilik yalnız zorunlu değiş tokuş değildir; kişiler sevgi ve pazarlık gücü de taşır.

Bir aile kararında kimin adına kimin konuştuğunu ve rızanın hangi maddi koşulda verildiğini sormak gerekir.

Akrabalık değiş tokuşunda kadın düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Yasak arzuyu da üretir

Ensest ve eşcinsellik yasakları yalnız önceden duran arzuyu bastırmaz; hangi bağın düşünülebilir ve hangi kimliğin normal olduğunu da üretir.

Çocuğa sürekli 'erkekler erkeklerden hoşlanmaz' denmesi, yasaklanan ihtimali aynı anda adlandırır ve utançla çevreler.

Yasak her arzuyu yaratmaz ve kişinin yönelimini basit eğitim sonucu saymak doğru değildir.

Bir kuralın yalnız engellediği davranışı değil, normal diye kurduğu özneyi de incelemek gerekir.

Yasak arzuyu da üretir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Maske arkasında özgün yüz var mı?

Kadınlık maskesi fikrini tartışırken Butler maskenin arkasında saf ve önceden var olan kadın özü bulunup bulunmadığını sorar.

İşyerinde başarılı kadın erkekleri ürkütmemek için aşırı nazik davranır; hangi tavrın gerçek, hangisinin maske olduğu kolayca ayrılmaz.

Toplumsal rol baskısı kişinin içsel süreklilik duygusunu bütünüyle silmez.

'Gerçek ben' ararken hangi tavrın güvenlik, kabul ve ceza koşullarında öğrenildiğini görmek gerekir.

Maske arkasında özgün yüz var mı? düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Melankoli ve kaybedilmiş bağ

Butler bazı toplumsal cinsiyet kimliklerinin yasaklanmış aynı cins bağını inkâr ederek, kaybı benliğin içine alarak kurulabileceğini tartışır.

Oğlana erkek arkadaşına duyduğu yoğun sevginin adı yasaklanınca bağ açık yas yerine sert erkeklik taklidine dönüşebilir.

Bu psikanalitik model her kişinin yönelim ve kimliğini açıklayan klinik yasa değildir.

Aşırı sert bir kimlik kuralının hangi korku veya yasaklanmış yakınlığı koruyor olabileceğini kesin hüküm vermeden düşünmek gerekir.

Melankoli ve kaybedilmiş bağ düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Heteroseksüel matris

Beden, toplumsal rol ve arzuyu birbirine uyumlu iki kutuda tutan kültürel ızgara, yalnız belirli kişileri anlaşılır özne olarak tanır.

Kadın görünen bedenin feminen davranıp erkeği arzulaması beklenir; halkalardan biri değişince çevre 'sen nesin?' diye sorar.

Matris kavramı tüm heteroseksüel ilişkileri sahte veya baskıcı ilan etmez.

Bir kurumun hizmet vermek için hangi aile ve kimlik düzenini varsaydığını formlar, mekân ve dil üzerinden incelemek gerekir.

Heteroseksüel matris düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Kristeva: Sınır dışına atılan beden

Kristeva'nın iğrenç ve anne bedeni tartışmasını okuyan Butler, düzenin kendi sınırını dışladığı bedensel olan üzerinden kurduğunu gösterir.

Temiz ve denetimli beden ideali kan, süt ve akışkanlığı saklar; saklanan şey döndüğünde kimlik huzursuz olur.

Bedensel tepki yalnız kültürel metin değildir; koku, hastalık ve korunma biyolojisi de rol oynar.

Bir tiksinmenin fiziksel tehlike mi yoksa öğrenilmiş sosyal sınır mı taşıdığını ayırmak gerekir.

Kristeva: Sınır dışına atılan beden düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Foucault ve Herculine'in hayatı

İnterseks Herculine Barbin'in hikâyesi tıbbi ve hukuki kurumların tek 'gerçek cinsiyet' bulma ısrarının kişiyi nasıl şekillendirdiğini gösterir.

Bir yetişkinin yaşadığı kimlik doktor raporu ve mahkeme kararıyla başka kutuya zorlanınca ilişkileri, işi ve adı altüst olur.

Geçmiş kişinin deneyimini bugünkü kavramlara tam çevirmek risklidir.

Tıbbi kararda bedensel sağlık, kişinin öz anlatısı ve kurumun sınıflandırma ihtiyacını birbirinden ayırmak gerekir.

Foucault ve Herculine'in hayatı düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Wittig: Kadın doğal sınıf değildir

Monique Wittig'den hareketle 'kadın' kategorisinin heteroseksüel ekonomik ve siyasi ilişki içinde üretildiği düşünülür.

Ev içi ücretsiz bakım doğal kadın görevi sayıldığında ekonomik düzen biyolojik kader gibi görünür.

Kategorinin siyasi üretimini vurgulamak kadınların bedensel ve tarihsel ortak baskılarını yok saymamalıdır.

Bir rolün doğallığı savunulduğunda kimin ücretsiz emeğinden ve ayrıcalığından yararlandığını sormak gerekir.

Wittig: Kadın doğal sınıf değildir düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Beden üzerindeki tekrarlar

Yürüyüş, kıyafet, ses, hitap ve yaptırım tekrarlandıkça toplumsal cinsiyet sanki bunlardan önce duran iç özün dış ifadesiymiş gibi görünür.

Her gün kravat takıp kalın sesle konuşması beklenen yönetici, beklentiyi yerine getirerek 'doğal otorite' görüntüsünü üretir.

Performativite özgür kostüm seçimi değildir; tekrarın dışına çıkmanın sosyal bedeli olabilir.

Bir davranışı kimin ödüllendirdiğini, farklısını kimin alaya aldığını ve tekrarın nerede kırılabildiğini izlemek gerekir.

Beden üzerindeki tekrarlar düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Parodi ve siyasetin sınırı

Drag gibi parodiler doğal cinsiyetin de taklit edilen bir ideal olduğunu görünür kılabilir; kopyanın arkasında kusursuz özgün bulunmadığını gösterir.

Abartılı kadınlık gösterisi, gündelik kadınlığın da öğrenilmiş jest ve işaretlerden kurulduğunu seyirciye fark ettirir.

Her parodi düzeni yıkmaz; klişeyi güçlendirebilir ve piyasa tarafından kolayca soğurulabilir.

Bir ihlalin yalnız şaşırtıp şaşırtmadığına değil kimin yaşayabileceği alanı genişletip genişletmediğine bakmak gerekir.

Parodi ve siyasetin sınırı düşüncesini hatırlatan simgesel bölüm resmi.

Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer

Performativite 'cinsiyet yalnız tiyatrodur, herkes istediği rolü seçer' demek değildir. Kimlik, kişinin seçmediği normlar ve yaptırımlar içinde tekrarlanır; yine de tekrar kusursuz olmadığı için dönüşüm alanı vardır.

Bir dili seçmeden içinde doğarız; kuralları bizi sınırlar ama her konuşma aynı cümleyi üretmez. Butler'ın toplumsal cinsiyet anlayışı da bu tür koşullu yaratıcılığa yakındır.

Toplumsal Cinsiyet Belası için doğru okuma, güçlü cümleyi tek başına taşımak yerine onu destekleyen örneği ve sınırını da birlikte hatırlamaktır.

Kitap hakkında süren tartışma

Kitap queer kuramın kurucu metinlerinden biri oldu; kimlik, performativite ve heteroseksüel matris kavramları akademi, sanat ve toplumsal hareketlerde büyük etki yarattı.

Yoğun dili erişilmez bulunmuş; ilk baskıda ırk, sınıf ve maddi bedenin yeterince işlenmediği, parodinin siyasi gücünün abartıldığı ve biyolojik gerçekliğin yanlış anlaşılmaya açık bırakıldığı söylenmiştir.

Toplumsal Cinsiyet Belası bugün hâlâ okunuyorsa bunun nedeni yalnız verdiği cevaplar değil, itirazların bile çevresinde dönmeye devam ettiği güçlü sorulardır.

Bugüne taşınan üç soru

Bu kategori kimi dışarıda bırakıyor? Doğal sandığım davranış hangi tekrar ve yaptırımla kuruluyor? İhlal gerçekten yaşam alanını genişletiyor mu?

Bir gün boyunca kadınlık veya erkeklikle ilgili duyduğunuz beş küçük düzeltmeyi not edin; sözü, bedeni, mekânı ve ödül-ceza biçimini ayrı sütunlara yazın.

Toplumsal Cinsiyet Belası bu soruların hemen cevaplanmasını beklemez.

Bir cümlede kitabın özü

Toplumsal cinsiyet içerideki değişmez özün dışa vurumu değil, normların tekrarında gerçeklik kazanan bir düzenlemedir; tekrar hiçbir zaman kusursuz olmadığı için kimlik ve siyaset açık kalır.

Akılda tutulacak son görüntü, erik, mercan ve gece mavisi tonlarında iki katı maskenin ince şeritlere çözülüp farklı beden siluetleri, konuşma balonları ve açık bir sahne çevresinde yeni desenler kurduğu cesur bir kolajdır.

Toplumsal Cinsiyet Belası adlı özgün eseri okumak, burada sadeleştirilen yolun ritmini, kanıtlarını ve yazarın kendi sesini görmenin tek yoludur.

Kaynaklar ve ileri okumalar (2)
  1. [1] Routledge - Gender Trouble
  2. [2] Stanford Encyclopedia of Philosophy - Feminist Perspectives on Sex and Gender
Okuma Haritası ilerlemesiBu rehberi bitirdin mi?

Telif ve sorumluluk notu: Bu bağımsız ve ticari olmayan okuma rehberi eğitim ve araştırma amacıyla hazırlanmıştır; özgün eserin yerini tutmaz ve yazar ya da yayınevi tarafından hazırlanmış veya onaylanmış değildir.