Felsefi Soruşturmalar
Sözcüklerin gizli özünü aramak yerine günlük kullanımına bakmayı; dil oyunları, aile benzerliği, kural izleme, özel dil ve zihin kavramları üzerinden felsefi düğümleri çözmeyi öğreten sıra dışı rehber.
25-50 sayfalık PDF'yi indirÇevrimdışı okumak için
Giriş
Sözcüklerin gizli özünü aramak yerine günlük kullanımına bakmayı; dil oyunları, aile benzerliği, kural izleme, özel dil ve zihin kavramları üzerinden felsefi düğümleri çözmeyi öğreten sıra dışı rehber.
21 duraklık okuma rotasını aç
- 01Bu kitap nasıl okunmalı?
- 02Augustinus'un dil resmi
- 03İnşaatçıların küçük dili
- 04Anlam kullanımda yaşar
- 05Aile benzerliği
- 06Yaşam biçimi
- 07Kural yolu tek başına çizmez
- 08Bir kez doğru yapmak yetmez
- 09Özel dil mümkün mü?
- 10Kutudaki böcek
- 11Acımı nereden biliyorum?
- 12İç süreç dış ölçü ister
- 13Okuma makinesi yanılsaması
- 14Felsefi sinek şişeden nasıl çıkar?
- 15Dil tatile çıktığında
- 16Açıklama bir yerde biter
- 17Tractatus'tan dönüş
- 18Kullanım her şeyi haklı çıkarır mı?
- 19Topluluk bireyi ezer mi?
- 20Gündelik kavram soruşturması
- 21Bir cümlede kitabın özü
BAŞLANGIÇ
Bu kitap nasıl okunmalı?
Felsefi Soruşturmalar baştan sona tek kanıt kuran ders kitabı değildir. Kısa paragraflar, sorular, hayali konuşmalar ve örneklerle okurun düşünme alışkanlığını değiştirir.
Wittgenstein teori kurmaktan çok dilin bizi büyülediği yerleri gösterir. Felsefi sorun bazen yeni bilgiyle değil kullandığımız kelimenin yollarını görerek çözülür.
Rehber her ünlü sözü bağlamında tutacak; 'anlam kullanımdır' ifadesini her kelime için katı tanım yapmayacak.
BİRİNCİ KISIM · DİLİN ÇEŞİTLİ İŞLERİ
Augustinus'un dil resmi
Kitap, çocuğun yetişkinlerin nesne gösterip ad söylemesiyle dil öğrendiği resimle açılır. Bu resimde her sözcük bir nesnenin adı, cümle adlar dizisidir.
Market listesinde 'elma, ekmek, süt' için model iyi çalışır. Ama 've', 'belki', 'acı', 'oyun' veya 'yarın' hangi nesnenin adıdır?
Wittgenstein modelin yanlış değil dar olduğunu gösterir. Bir dil işlevini bütün dil sanınca sahte sorunlar doğar.
Felsefi terapi ilk adımda şunu sorar: Elinizdeki resim hangi örnekleri görünmez kılıyor?
BİRİNCİ KISIM · DİLİN ÇEŞİTLİ İŞLERİ
İnşaatçıların küçük dili
Bir işçi 'blok', 'sütun', 'döşeme' diye bağırır, diğeri doğru taşı getirir. Sözcük burada nesne adı kadar emirdir; anlam ortak işteki görevinden doğar.
Mutfakta 'tuz!' demek sözlük cümlesi değil uzat, getir veya eksik anlamına gelebilir. Bağlam kelimeye eylem verir.
Wittgenstein böyle küçük dil oyunları kurarak karmaşık dilin farklı kullanım parçalarını görünür kılar.
Dil yalnız dünyayı betimlemez; sorar, şaka yapar, söz verir, dua eder, ölçer ve teselli eder.
BİRİNCİ KISIM · DİLİN ÇEŞİTLİ İŞLERİ
Anlam kullanımda yaşar
Bir kelimenin anlamını yalnız kafadaki görüntü veya sözlük açıklamasıyla değil, dilde nasıl kullanıldığıyla ararız. Para da kağıdından çok alışverişteki rolüyle paradır.
'Oyun' kelimesini çocuk oyunu, futbol ve kart oyununda kullanırız. Hepsinde ortak tek öz bulamasak da kullanım yollarını biliriz.
Kullanım keyfi değildir. Topluluk, bağlam ve öğrenilmiş kurallar hangi hamlenin yerinde olduğunu belirler.
Sözcük alet çantasındaki alet gibidir; biçiminden önce hangi işte nasıl tutulduğuna bakın.
BİRİNCİ KISIM · DİLİN ÇEŞİTLİ İŞLERİ
Aile benzerliği
Oyunların hepsinde eğlence, rekabet veya kural ortak değildir. Bazıları yalnız, bazıları kazanan olmadan oynanır. Yine de birbirine çapraz benzerliklerle bağlıdır.
Aile fotoğrafında herkesin aynı burnu yoktur; birinde göz, diğerinde gülüş, başkasında yürüyüş benzer. Tek özellik değil örtüşen ağ aileyi tanıtır.
Bir kavramın sınırı bulanık diye işe yaramaz olmaz. 'Şehir' nerede biter sorusu zor olsa da şehir kelimesini kullanırız.
Felsefe her kavram için gizli ortak öz istemeyi bıraktığında gerçek kullanım çeşitliliğini görür.
İKİNCİ KISIM · KURAL VE TOPLULUK
Yaşam biçimi
Dil oyunu havada duran kod değildir; insanların çalışma, kutlama, bakım, eğitim ve çatışma pratiklerine gömülüdür. Wittgenstein buna yaşam biçimi der.
'Geçmiş olsun' cümlesinin anlamı yalnız sözcüklerde değil hastalık, ziyaret ve nezaket kurumundadır.
Tamamen yabancı yaşam biçiminde aynı işareti çevirsek bile neyin şaka, emir veya ayıp olduğunu kaçırabiliriz.
Anlamak sözlüğe ek olarak ortak dünyada nasıl hareket edildiğini öğrenmektir.
İKİNCİ KISIM · KURAL VE TOPLULUK
Kural yolu tek başına çizmez
Bir sayı dizisini '2, 4, 6, 8' diye sürdürün. Kuralı artı iki sayarsınız, fakat geçmiş örneklerle uyumlu başka karmaşık kurallar da uydurulabilir.
Yazılı tarif 'kısık ateş' der; yeni aşçı ocağın ve yemeğin içinde bunun ne olduğunu uygulamayla öğrenir.
Her kuralı açıklamak için yeni kural istersek sonsuz gerileme çıkar. Bir yerde topluluğun yerleşmiş uygulaması açıklamayı durdurur.
Kural izlemek özel yorum seçmek değil, eğitimle edinilmiş ortak pratiğe katılmaktır.
İKİNCİ KISIM · KURAL VE TOPLULUK
Bir kez doğru yapmak yetmez
Tek davranışın kurala uygun olması tesadüf olabilir. Kural izlemek tekrar edilebilir ölçü ve doğru-yanlış ayrımı gerektirir.
Bir okçu bir kez hedefi gözleri kapalı vurabilir; bu nişan alma tekniğini bildiğini göstermez.
Kişinin 'ben böyle yorumladım' demesi her kullanımı doğru yapmaz. Dil oyununun toplumsal kontrolü vardır.
Wittgenstein anlamı tamamen özel zihinden çıkarıp kamusal öğrenme ve düzeltme alanına yerleştirir.
İKİNCİ KISIM · KURAL VE TOPLULUK
Özel dil mümkün mü?
Yalnız benim erişebildiğim iç duyuma her geldiğinde 'S' yazdığımı düşünün. Doğru kullandığımı kontrol edecek bağımsız ölçü yoksa doğru görünmesi ile doğru olması ayrılmaz.
Her gün kendi terazinizin doğru olduğunu yine aynı teraziyle sınamak gibi, özel işaret kendi ölçüsünü kuramaz.
Bu, acının gerçek olmadığı veya başkasının acımı benim kadar bildiği anlamına gelmez. Acı dilinin kullanımını yüz, davranış, yardım ve öğrenme içinde ediniriz.
İç deneyim özeldir; onu anlamlı dilde ifade etmenin ölçüsü kamusal yaşamdan gelir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · ZİHİN KAVRAMLARI
Kutudaki böcek
Herkesin kutusunda yalnız kendisinin gördüğü bir şey var ve herkes ona böcek diyor olsun. Kutuların içi farklı, hatta boş olabilir; kelimenin kamusal kullanımı bundan etkilenmez.
'Böcek' sözcüğünün işlevi gizli nesnenin resmiyle değil konuşmadaki yeriyle belirlenir. Gizli şey açıklama çarkında boşa döner.
Benzetme bilincin önemsiz olduğunu söylemez. İç nesneyi dil anlamının tek temeli yapmanın sorununu gösterir.
Zihni açıklarken kafanın içindeki hayali nesneleri çoğaltmak yerine kavramların kullanımına bakarız.
ÜÇÜNCÜ KISIM · ZİHİN KAVRAMLARI
Acımı nereden biliyorum?
Kendi acımı gözlemleyip kanıt toplayarak bilmem; acı içindeyimdir. Başkasının acısını ise davranış, söz ve durumdan anlarım.
Doktor 'acı çektiğinden emin misin?' diye kanıt istemez, yerini ve şiddetini sorar. Birinci kişi cümlesi rapordan çok ifadedir.
Bu dilbilgisi farkını unutunca kendi zihnimize dış nesne gibi bakıp sonsuz kesinlik ararız.
Wittgenstein felsefi düğümü psikolojik deneyle değil, 'bilmek' kelimesinin farklı işlevleriyle çözer.
ÜÇÜNCÜ KISIM · ZİHİN KAVRAMLARI
İç süreç dış ölçü ister
Anlamak, niyet etmek veya hatırlamak içsel olay olabilir, fakat bu kavramları hangi durumda kullandığımız dış ölçülere bağlıdır.
Öğrenci 'anladım' der ve yeni problemi çözer. Çözüm, gizli anlama parıltısının değil becerinin ölçüsüdür.
İç süreç yok demek davranışçılık olurdu. Wittgenstein iç olanın kavramdaki rolünü yanlış kurmamamızı ister.
Zihni görünmez makine gibi tasarlamak yerine insanın bütün davranış ve yaşam bağlamını görürüz.
ÜÇÜNCÜ KISIM · ZİHİN KAVRAMLARI
Okuma makinesi yanılsaması
Bir kişi metni akıcı okur, diğeri harfleri tek tek söyler. Okumanın başladığı tek iç anı veya zihinsel dişliyi bulmak isteriz.
Oysa okuma farklı bağlamlarda eğitim, hız, hata düzeltme ve anlamayla kurulan yetiler ailesidir. Gizli tek süreç aramak kavramı daraltır.
Piyanistin notayı takip etmesi ile çocuğun hecelemesi aynı ailede farklı örneklerdir.
Wittgenstein mekanizma sorusunu yasaklamaz; nöroloji süreçleri inceler. Felsefenin yaptığı, 'okuma' kelimesinin tek mekanizma adı olmadığını göstermektir.
DÖRDÜNCÜ KISIM · FELSEFİ TERAPİ
Felsefi sinek şişeden nasıl çıkar?
Wittgenstein felsefenin amacını sineğe şişeden çıkış yolunu göstermek diye anlatır. Sinek camı görmez, aynı yere çarpar; sorun dış dünyada değil hareket resmindedir.
Zihin 'içeride nesne', zaman 'akan madde', anlam 'kelimenin taşıdığı paket' diye düşünülünce belirli sorular kaçınılmaz görünür.
Kavramın farklı kullanımını göstermek camın kenarını görünür yapar. Yeni teori değil, eski büyünün çözülmesi gelir.
Felsefi huzur bütün merakı bitirmek değil sahte zorunluluğu ortadan kaldırmaktır.
DÖRDÜNCÜ KISIM · FELSEFİ TERAPİ
Dil tatile çıktığında
Felsefi sorunlar kelimeler günlük işinden koparıldığında doğar der Wittgenstein. 'Zaman nedir?' sorusu zaman kelimesini ölçme, bekleme ve hatırlama kullanımlarından ayırabilir.
Çekici vitrinde döndürüp 'çekicin özü nedir?' diye sormak yerine çivide, sökmede ve düzeltmede nasıl kullanıldığına bakın.
Gündelik dil her zaman kusursuz değildir, fakat kavramın evini gösterir. Filozof kelimeyi boş arazide çalıştırmaya zorlamamalıdır.
Soruyu yok etmek yerine onu gerçek kullanım örnekleriyle yeniden kurarız.
DÖRDÜNCÜ KISIM · FELSEFİ TERAPİ
Açıklama bir yerde biter
Her gerekçenin arkasına yeni gerekçe istersek sonsuza gideriz. Bir yerde 'yaptığımız şey bu' diyen yerleşmiş uygulamaya ulaşırız.
Satrançta filin çapraz gitmesini neden diye sorup tarihini açıklayabilirsiniz; oyunun içinde son cevap kuralın nasıl öğretildiği ve uygulandığıdır.
Bu kör itaat değildir. Uygulamalar eleştirilebilir; eleştiri de başka ölçü ve yaşam amaçları içinde yapılır.
Wittgenstein zeminsiz kesinlik arzusunu sınırlar. Dil havada değil insan eyleminin kayasında durur.
DÖRDÜNCÜ KISIM · FELSEFİ TERAPİ
Tractatus'tan dönüş
Genç Wittgenstein dili dünyanın mantıksal resmini kuran daha tek biçimli yapı olarak görmüştü. Soruşturmalar bu idealin günlük dil çeşitliliğini kaçırdığını gösterir.
Tek raylı tren modeli yerine yollar, patikalar, meydanlar ve oyun alanları olan şehir gelir.
Bu tamamen geçmişi reddetmek değildir; dil ile dünya ilişkisi ilgisi sürer. Fakat tek öz yerine çoğul kullanım öne çıkar.
Filozofun kendi eski kitabını eleştirmesi düşünsel cesaretin kitabın biçimine dönüşmesidir.
SON DURAKLAR
Kullanım her şeyi haklı çıkarır mı?
Bir kelimenin toplumda kullanılması o kullanımın ahlaken doğru olduğunu göstermez. Ayrımcı söz de yerleşmiş olabilir; anlam açıklaması eleştirinin yerine geçmez.
Wittgenstein dilin nasıl işlediğini betimler. Hangi yaşam biçimini seçmemiz gerektiği için ek ahlaki ve siyasi gerekçeler gerekir.
Ayrıca yeni bilimsel kavramlar günlük dilden uzaklaşabilir. Kullanım yaklaşımı onları dışlamaz; laboratuvar da kendi eğitimli dil oyununu kurar.
SON DURAKLAR
Topluluk bireyi ezer mi?
Anlamın kamusal ölçüye dayanması bireyin hiç yenilik yapamayacağı anlamına gelmez. Yeni kullanım anlaşılır bağlar kurarsa toplulukta yerleşebilir.
Şair kelimeyi beklenmedik yerde kullanır, fakat etki eski yolları tamamen unutmadığı için duyulur.
Özel deneyim korunur; yalnız anlamı tek kişinin denetimsiz işaretine bağlamak reddedilir.
SON DURAKLAR
Gündelik kavram soruşturması
Sizi kilitleyen bir kelime seçin: başarı, gerçek, zeka veya özgürlük. Tek tanım aramak yerine beş farklı cümlede nasıl kullanıldığını yazın.
Hangi örnekler aile benzerliği taşıyor, hangi kullanım başka dil oyununa ait? Sorununuz kelimenin tek öz taşımaması yüzünden mi büyüyor?
Bu alıştırma cevap vermezse bile camın nerede olduğunu gösterir.
SON DURAKLAR
Bir cümlede kitabın özü
Felsefi düğümlerin çoğu sözcükleri günlük yaşam oyunlarından koparıp tek gizli öz aradığımızda doğar; kullanım çeşitliliğini görmek düşünceyi yeniden hareket ettirir.
Akılda kalacak görüntü alet çantasıdır: Bütün kelimeler aynı çekiç değildir ve hangi işi yaptıklarına bakmadan biçimlerinden anlam çıkaramayız.