Yapay zekâyla oluşturulmuş ön okuma rehberi · Kitabın yerini tutmaz
Koleksiyon #126İnsan Bilgisinin İlkeleri
Maddeden bağımsız sandığımız renk, biçim ve nesnelerin yalnız algı içinde bilindiğini; 'var olmak algılanmaktır' iddiasıyla madde tözünü kaldırıp gündelik dünyayı zihinler ve düzenli fikirler üzerinden yeniden kuran klasik felsefe deneyi.
25-50 sayfalık PDF'yi indirÇevrimdışı okumak için
Giriş
Masadaki elma kırmızı, yuvarlak, sert ve kokuludur. Kırmızılığı görmeden, sertliği dokunmadan, kokuyu duymadan elmanın geriye kalan görünmez 'maddesi' nedir? Berkeley günlük elmayı yok etmez; tam tersine bilmediğimiz bir destek maddesi eklemeden, gördüğümüz ve dokunduğumuz elmayı gerçek sayalım der.
21 duraklık okuma rotasını açBölüm 1/21
- 01Bu kitap nasıl okunmalı?
- 02Soyut genel fikir eleştirisi
- 03Sözcükler bizi nasıl yanıltır?
- 04Fikirler ve ruhlar
- 05Esse est percipi
- 06Birincil ve ikincil nitelikler
- 07Benzerlik ilkesi
- 08Maddi töz gereksiz varsayım
- 09İrade fikri yaratmaz
- 10Doğa yasaları bir işaret dili
- 11Nesneleri kim var eder?
- 12Kimse bakmıyorken ağaç
- 13Solipsizm mi?
- 14Şüpheciliği tersine çevirmek
- 15Bilim idealizm içinde sürer mi?
- 16Gündelik dünya yerinde kalır
- 17Algı dünyasının şaşırtıcı ciddiyeti
- 18Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
- 19Kitap hakkında süren tartışma
- 20Bugüne taşınan üç soru
- 21Bir cümlede kitabın özü
BAŞLANGIÇ
Bu kitap nasıl okunmalı?
Maddeden bağımsız sandığımız renk, biçim ve nesnelerin yalnız algı içinde bilindiğini; 'var olmak algılanmaktır' iddiasıyla madde tözünü kaldırıp gündelik dünyayı zihinler ve düzenli fikirler üzerinden yeniden kuran klasik felsefe deneyi.
Berkeley'in dili ilk bakışta dünyayı inkâr ediyor gibi görünür. Rehber soyut fikir eleştirisinden esse est percipi'ye, birincil-ikincil niteliklerden Tanrı ve doğa yasalarına ilerler; idealizmi rüya, solipsizm ve modern sanal gerçeklikle özdeşleştirmez.
Sıcak suya alışmış el için ılık kap soğuk, buzlu sudan çıkan el için aynı kap sıcak gelir. Tek su aynı anda sıcak ve soğuk madde niteliği taşıyamazsa sıcaklık nerede bulunur? Berkeley bu küçük deneyden algıdan bağımsız nitelik fikrini sorgulamaya başlar.
BİRİNCİ KISIM · GİRİŞ
Soyut genel fikir eleştirisi
Berkeley zihnin bütün özel ayrıntılardan arınmış üçgen veya insan resmi kurduğu fikrine karşı çıkar.
Ne eşkenar ne ikizkenar ne çeşitkenar olan ama hepsi sayılan hayalî üçgeni gözünüzde canlandırmak zorlaşır.
Genel düşünme mümkündür; Berkeley bunun tek bir fikri farklı örnekler adına kullanmakla olduğunu söyler.
Bir kavramı açıklarken boş soyut ad yerine birkaç somut örnekte nasıl kullanıldığını göstermek gerekir.
BİRİNCİ KISIM · DİL
Sözcükler bizi nasıl yanıltır?
Genel isimler her birinin arkasında bağımsız soyut nesne varmış sanısı yaratarak sahte felsefe sorunları üretebilir.
'Madde' sözcüğü görülen niteliklerin altında duran ama hiçbir niteliği olmayan taşıyıcı gibi hayal edilir.
Dil yalnız hata değil ortak düşünme ve bilim aracıdır.
Bir tartışmada isimden nesne çıkarmadan sözcüğün gözlenebilir kullanımını sormak gerekir.
İKİNCİ KISIM · İKİ TÜR
Fikirler ve ruhlar
Berkeley gerçekliği algılanan pasif fikirler ile algılayan ve eyleyen etkin ruhlar olarak ayırır.
Kırmızı görüntü, tat ve sertlik algıdır; onları bir arada yaşayan siz ise algılayan öznesiniz.
Ruhu da bir fikir gibi göz önüne getiremeyiz; onu etkinlik üzerinden kavrarız.
Deneyimde içerik ile o içeriği fark eden ve karar veren kişiyi aynı kategoriye koymamak gerekir.
İKİNCİ KISIM · VAR OLMAK
Esse est percipi
Duyulur bir nesnenin varlığı algılanmasından ayrı düşünülemez; rengi, biçimi ve dokusu algı fikirlerinin düzenidir.
Kiraz görülen kırmızı, tadılan tatlılık, dokunulan yumuşaklık ve bunların birlikte beklenmesidir.
Bu iddia masanın keyfî hayal olduğunu söylemez.
Nesneyi erişebildiğimiz nitelik ve düzenli deneyimden ayıran fazladan varsayımın ne işe yaradığını sormak gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · AYRIM
Birincil ve ikincil nitelikler
Berkeley renk ve tat gibi ikincil nitelikler zihne bağlıysa biçim, büyüklük ve hareketin de algı koşuluna göre değiştiğini savunur.
Uzaktaki kule küçük, yakındaki büyük görünür; hareket trenin içinden ve dışından farklı yaşanır.
Modern fizik ölçümle gözlemciye göre değişimi nesnel biçimde düzenleyebilir.
Görünüşün değişmesini nesnenin yokluğu değil ölçüm ilişkisinin parçası olarak düşünmek gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · TEMSİL
Benzerlik ilkesi
Bir fikir yalnız başka bir fikre benzeyebilir; zihinsiz maddi nesnenin renkli veya biçimli fikrimize nasıl benzediği açıklanamaz.
Portre başka görüntüye benzer; hiç görülemeyen, renksiz ve biçimsiz taşıyıcıya benzediğini söylemek boş kalır.
Temsil ilişkisi yalnız görsel benzerlikten ibaret olmayabilir.
Modelin nesneyle benzerliğini yapı, neden ve ölçüm bağlantısı üzerinden açık etmek gerekir.
ÜÇÜNCÜ KISIM · MADDE
Maddi töz gereksiz varsayım
Algıların altında duran, algılanamayan maddi taşıyıcı ne bilinir ne de deneyimi açıklamak için gerekir.
Kapıyı tutan görünmez destek direği hiçbir etki yapmıyor ve ölçülemiyorsa onu eklemek açıklamayı büyütmez.
Bilimde doğrudan görülmeyen varlıklar ölçülebilir sonuç ve güçlü açıklama taşıyabilir.
Görünmeyen varsayımı sonuçları ve vazgeçilmez açıklama gücü üzerinden sınamak gerekir.
DÖRDÜNCÜ KISIM · GERÇEKLİK
İrade fikri yaratmaz
Duyusal fikirler isteğimiz dışında canlı ve düzenli geldiği için hayalden ayrılır.
Gözünüzü açınca güneşi yok sayamazsınız; hayal ettiğiniz güneş ise istediğiniz anda solabilir.
Algı da yanılabilir ve rüya bazen canlı olabilir.
Gerçeklik yargısında irade dışılık, tutarlılık, başkalarının tanıklığı ve tahmini birlikte kullanmak gerekir.
DÖRDÜNCÜ KISIM · DÜZEN
Doğa yasaları bir işaret dili
Duyusal fikirlerin düzenli ardışıklığı doğanın yasalarıdır; olaylar birbirini iten gizli güçten çok geleceği haber veren işaretler gibi çalışır.
Alev görüntüsü yaklaşınca sıcaklık ve acı geleceğini öğrenir, elinizi çekersiniz.
Bilim mekanizma arayışını yalnız işaret ezberine indirmez.
Düzenli tahmin ile açıklanan mekanizmayı birbirini tamamlayan düzeyler olarak görmek gerekir.
DÖRDÜNCÜ KISIM · TANRI
Nesneleri kim var eder?
Duyusal fikirleri biz seçmediğimize göre Berkeley onları düzenli biçimde üreten sonsuz bir ruh, yani Tanrı sonucuna gider.
Kapalı bahçedeki ağaç sizin bakışınız yokken de Tanrı'nın algısı ve doğa düzeni içinde vardır.
Bu çıkarım Tanrı'yı kanıtlamak için tartışmalı ve dairesel bulunabilir.
Algı dışı sürekliliğin hangi varsayımla açıklandığını ve alternatiflerini açıkça karşılaştırmak gerekir.
BEŞİNCİ KISIM · SÜREKLİLİK
Kimse bakmıyorken ağaç
Nesnenin varlığı belirli insanın o an bakmasına bağlı değildir; başka sonlu ruhlar ve sürekli ilahi düzen algı imkanını korur.
Odaya dönünce masa yerindedir çünkü dünya kişisel zihnin kaprisine göre silinip kurulmaz.
İlahi algı açıklaması inanmayan kişi için ikna edici olmayabilir.
Kişisel deneyim ile ortak ve süreklilik gösteren dünya ölçüsünü ayırmak gerekir.
BEŞİNCİ KISIM · BAŞKA ZİHİNLER
Solipsizm mi?
Berkeley yalnız kendi zihnimin var olduğunu söylemez; düzenli beden hareketlerinden benim gibi etkin başka ruhların varlığını çıkarır.
Arkadaşınızın acısını doğrudan hissetmezsiniz ama sözü, yüzü ve davranışı bağımsız özneye işaret eder.
Başka zihin problemi idealizmde tamamen ortadan kalkmaz.
İnsanları yalnız kendi algımızın karakteri değil, söz ve hak taşıyan özneler olarak kabul etmek gerekir.
BEŞİNCİ KISIM · KESİNLİK
Şüpheciliği tersine çevirmek
Temsilci madde kuramı bizi yalnız iç görüntülere kapatırken Berkeley doğrudan gördüğümüz duyulur dünyayı gerçek sayarak şüpheciliği azaltmak ister.
Elmayı gerçekten görürsünüz; görünmez asıl elmanın zihinsel kopyasına mahkûm değilsiniz.
Algının yanılması ve ortak ölçüm sorunu yine açıklama ister.
Kesinliği ararken deneyimle dünya arasına gereksiz ikinci nesne koyup koymadığımızı sormak gerekir.
ALTINCI KISIM · BİLİM
Bilim idealizm içinde sürer mi?
Bilim nesnelerin gizli maddesini değil, deneyimdeki düzenli bağlantıları keşfettiği için Berkeley'in dünyasında işini sürdürebilir.
Gökbilimci gezegenin algılanmayan maddesini tutmaz; gözlem ve hesap düzeninden tutulmayı tahmin eder.
Modern bilim teorik varlık ve nedensel yapı konusunda Berkeley'den daha güçlü gerçekçilik taşıyabilir.
Felsefi ontoloji tartışmasıyla bilimsel yöntemin günlük başarısını birbirine karıştırmamak gerekir.
ALTINCI KISIM · SAĞDUYU
Gündelik dünya yerinde kalır
Berkeley taşın, ağacın ve ekmeğin varlığını reddetmediğini; yalnız onların algıdan bağımsız maddi özünü reddettiğini vurgular.
Taşa tekme atınca canınız acır; idealizm bu acıyı hayal diye silmez.
Gündelik nesne dilini korumak kuramın bütün güçlüklerini çözmez.
Felsefi iddiayı günlük sonuçlarına çevirip gerçekten neyi değiştirdiğini kontrol etmek gerekir.
YEDİNCİ KISIM · SONUÇ
Algı dünyasının şaşırtıcı ciddiyeti
Eser alışılmış madde fikrini kaldırınca dünyayı silmek yerine renk, ses ve dokunun doğrudan gerçekliğini öne çıkarır.
Gün batımı fiziksel dalga boyu kadar görülen renk, hissedilen serinlik ve paylaşılan an olarak vardır.
Deneyimi merkeze almak öznel beğeniyi ortak gerçekliğin tek hakemi yapmamalıdır.
Kişisel algıyı ölçüm, başkalarının bakışı ve düzenli tekrar içinde sınamak gerekir.
SON DURAKLAR · SINIR
Kitabın kolay yanlış anlaşılacağı yer
Berkeley 'hiçbir şey gerçek değil' veya dünya yalnız benim hayalimdir demez. Masayı, taşı ve ağacı gerçek sayar; reddettiği, bunların bütün algılanabilir niteliklerinden ayrı ve bilinemez bir maddi töz üzerinde durduğu fikridir.
Duvara çarptığınızda acı gerçektir ve isteğinizle kaybolmaz. İdealizm duvarı silmez; duvarın gerçekliğini düzenli, zorlayıcı algı fikirleri ve onları algılayan zihinler üzerinden açıklar.
İnsan Bilgisinin İlkeleri için doğru okuma, güçlü cümleyi tek başına taşımak yerine onu destekleyen örneği ve sınırını da birlikte hatırlamaktır.
SON DURAKLAR · TARTIŞMA
Kitap hakkında süren tartışma
'Esse est percipi' felsefe tarihinin en tanınmış tezlerinden biri oldu; idealizm, algı, temsil, şüphecilik ve zihin-dünya ilişkisi tartışmalarını kalıcı biçimde etkiledi.
Tanrı'nın süreklilik için zorunlu olup olmadığı, başka zihinlerin nasıl bilindiği, bilimsel nesnelliğin yalnız fikir düzeniyle açıklanıp açıklanamayacağı ve soyut fikir eleştirisinin matematiği taşıyıp taşımadığı tartışıldı.
İnsan Bilgisinin İlkeleri bugün hâlâ okunuyorsa bunun nedeni yalnız verdiği cevaplar değil, itirazların bile çevresinde dönmeye devam ettiği güçlü sorulardır.
SON DURAKLAR · BUGÜN
Bugüne taşınan üç soru
Nesneden algılanabilir bütün nitelikleri çıkarınca ne kalıyor? Algı ile hayali ne ayırıyor? Ortak dünyanın sürekliliğini hangi kanıt ve varsayımla kuruyoruz?
Bir fincanı seçin ve ona ilişkin renk, biçim, ağırlık, sıcaklık ve ses deneyimini yazın. Sonra bunlardan ayrı düşündüğünüz 'madde'nin hangi ek açıklamayı verdiğini sorun.
İnsan Bilgisinin İlkeleri bu soruların hemen cevaplanmasını beklemez.
SON DURAKLAR · ÖZ
Bir cümlede kitabın özü
Duyulur nesneler algıdan ayrı gizli madde yığınları değil, zihinlere düzenli ve irade dışı biçimde verilen fikir bütünleridir; bu iddia dünyayı yok etmek değil doğrudan deneyime geri vermek ister.
Akılda tutulacak son görüntü, yosun yeşili ve kehribar tonlarında bir elma, ağaç ve taşın renk, doku ve ses halkalarına ayrıldığı; halkaların açık bir göz ile görünmez bir algı ufkunda yeniden birleştiği sakin bahçedir.
İnsan Bilgisinin İlkeleri adlı özgün eseri okumak, burada sadeleştirilen yolun ritmini, kanıtlarını ve yazarın kendi sesini görmenin tek yoludur.